SAYISI: 2019/4 E., 2019/1622 K.

İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.11.2018 tarihli, 2018/110 Esas, 2018/390 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci, 53 üncü, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı karar verilmiştir.

2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 18.10.2019 tarihli, 2019/4 Esas, 2019/1622 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.12.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1.Başta kast unsuru olmak üzere atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığına,

2.ByLock' un hukuka uygun elde edilen delil olmadığına ve mahkumiyete esas alınamayacağına,

3.Bank Asya hesabına sanığın para yatırmadığına, eşinin yatırdığına, bu durumun eşinin beyanı ve banka dekontları ile sabit olduğuna,

4.Tanık beyanının 2008-2009 yıllarına ilişkin olduğuna,

5.Sanığın çök önceden örgüte müzahir kurumda çalışmasının atılı suç yönünden delil olamayacağına,

6.Arama ve el koyma işleminin usulsüz olduğuna,

7.Sanık hakkında beraat kararı verilmesi geretkiğine,

7. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararından sonra dosyaya gelen ve sanık hakkında beyanlar içerir (S.G.), (Ö.Z.), ve (D.Z.Ş.)' ye ait ifade ve teşhis tutanakları ile başkasının ByLock içeriklerinde sanığın isminin geçtiğine ve Pamukkale Üniversitesinde bayan araştırma görevlileri mesulü olabileceğine ilişkin araştırma tutanağının duruşmada sanık ve müdafiine okunarak tartışılması, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne esas alınan, suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan (G.K.) ile İlk Derece Mahkemesi kararından sonra ifade ve teşhis tutanakları dosyaya gönderilen (S.G.), (Ö.Z.), ve (D.Z.Ş.)' nin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenmelerinden sonra tüm bu delillerin ışığında sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 18.10.2019 tarihli, 2019/4 Esas, 2019/1622 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.06.2024 tarihinde karar verildi.