Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacılar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince, davacılar vekilinin haksız elkoyma nedeniyle 70.000 TL maddi zararın haksız el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacılar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Davacılar vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, davacılardan iş yeri sahibi olan ve faturalar adına düzenlenmiş olan davacı ... ... adına açılmış bir ceza davası bulunmadığından talebin kabule karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Afyon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/288 Esas - 2013/507 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacılardan olan sanık ... ...'ın bir miktar cep telefonu aparatları, bataryası ve cep telefonlarını Afyon ilinde bulunan Erhan Telekom'un önünde indirip işyerine teslim ederken kolluk güçlerine yapılan ihbara istinaden kolluk güçlerince ilgili cep telefonları ve malzemelerin faturasız olduklarının tespit olunduğu ve davacı ... hakkında 1918 sayılı kanuna muhalelefet suçundan dolayı 09.04.2003 tarihli iddianame tanzim edildiği, Afyon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/612 E. 2005/1415 K. sayılı kararı ile sanık hakkında beraat kararı verildiği, verilen karar Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 18.01.2010 tarih 2007/13584 E. 2010/95 K. sayılı kararı ile bozulduğu, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda Afyon 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 2010/78 E. 2012/457 K. sayılı ilamı ile davanın olağanüstü zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği, suça konu cep telefonlarının da aradan geçen süre itibariyle menşe-i araştırmasının yapılmasının mümkün olmadığı gözetilerek suça konu telefonların yurda kaçak yollardan girdiğine dair yeterli delil elde edilemediğinden hak sahibine iadesine karar vermiş, ilgili karar hakkında yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 16.07.2013 tarih 2013/3027 E. 2013/17485 K. sayılı kararı ile yerel mahkeme kararının bir kez daha bozulduğu, sonrasında yerel mahkeme tarafından bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda 18.12.2013 tarih 2013/288 E. 2013/507 K. sayılı karar ile sanık hakkındaki yargılamanın olağanüstü zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, bir kısım telefonlara ve bataryalara ilişkin fatura sunulamadığı nedenle müsaderesine, bir kısım telefon ve bataryaların ise faturalarına ilişkin olarak yapılan araştırma neticesinde suça konu eşyalar hakkında muhasebe defter ve kayıtlarının kanuni saklama süresinin 5 yıl olması, bu süreden sonra ilgili defter ve kayıtları saklama yükümlülüğünün olmaması nedeniyle menşe-i araştırmasının yapılmasının mümkün görülmediğinden hak sahibine iadesine karar verildiği ve yerel mahkemenin bu kararı Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 10.10.2017 tarih 2015/19564 E. 2017/7464 K. sayılı kararı ile onandığı, davacıların tazminat istemlerine konu Afyon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile davanın olağanüstü zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği, 5271 sayılı CMK'nın 144. maddesinde tazminat isteyemeyecek kişilerin kimler olduğu belirtildiği, somut olayda da davacı ... ... hakkında düşme kararının verildiği anlaşıldığından, CMK'nın 144/1-c maddesi gereğince maddi ve manevi tazminat davalarının reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Tazminat talebinin dayanağı olan Afyon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/288 Esas - 2013/507 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, 1918 sayılı kanuna muhalelefet suçundan suçundan davacılara ait bir kısım telefonlara ve bataryalara 05.04.2003 tarihinde el konulduğu, davacı ... ... hakkında yapılan yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında açılan kamu davasının olağanüstü zamanaşımı nedeniyle düşmesine, el konulan bir kısım telefonlara ve bataryalara ilişkin fatura sunulamadığı nedenle müsaderesine, bir kısmının ise hak sahibine iadesine karar verildiği ve hükmün temyiz incelemesi neticesinde 10.10.2017 tarihinde onanarak kesinleştiği, davacılara ait dava konu eşyalara 05.04.2003 tarihinde el konulduğu, el koyma işleminin 01.06.2005 tarihinden önce gerçekleşmiş olması nedeniyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 6. maddesine göre, davanın 466 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu, haksız el koyma işleminin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinin 6. fıkrasında hangi hallerde tazminat istenebileceğinin tahdidi şekilde sıralandığı ve anılan Kanun'un 1. maddesi kapsamında haksız el koyma nedeniyle tazminat isteme konusunda düzenleme bulunmadığı, 466 sayılı Kanun'un 1. maddesi hükmü nedeniyle haksız el koyma nedeniyle tazminat istenemeyeceği, 01.06.2005 - 16.11.2017 tarihleri arasındaki el koyma işleminin ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa tabi olduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda; davacılar vekili dava dilekçesinde, dava konusu eşyalara haksız olarak el konulduğunu, eşyaların iade talep edilmesine rağmen taleplerinin reddedildiğini, yargılamanın 14.5 yıl sürdüğünü, mahkemece müsadere edilenler dışında kalan dava konusu ürünlerin 16.11.2017 tarihinde teslim alındığını, el koyma tarihinde müvekkillerinin elindeki bir çok ürünün piyasada son derece tutulan ve satılan modeller iken teslim tarihi itibariyle ise hiçbir ekonomik değerleri kalmadığını belirterek haksız elkoyma nedeniyle uğramış olduğu maddi zararlarının karşılığı olarak 70.000 TL maddi tazminat talep ederek dava açıldığı, dava konusu cep telefonları ve bataryalara 05.04.2003 tarihinde el konulduğu, davacı ... hakkında yapılan ceza yargılamasında verilen hükmün temyiz incelemesi neticesinde 10.10.2017 tarihinde onanarak kesinleşmesi üzerine Mahkemece 27.10.2017 tarihinde hak sahibine iade edilmesi için müzekkere yazılarak 16.11.2017 tarihli tutanak ile dava konusu ürünlerin davacı ...'a teslim edildiği anlaşılmıştır.
466 sayılı Kanun'un 1. maddesi hükmü nedeniyle haksız el koyma nedeniyle tazminat istenemeyeceği ancak; 5271 sayılı sayılı CMK'nın 144/1-c maddesinde genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülen kişilerin tazminat isteyemeyeceğinin belirtildiği, tazminat istemeyecek hallerin belirlenmesine ilişkin nedenlerin niteliği dikkate alındığında, bu hallerin, suçun işlenmesi sonrası değişen taraf iradelerine ya da devletin tasarruflarına dayalı olarak, sanığa ceza verilmemesini öngören kurumlar olduğu, belirtilen maddede, zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi halinde, tazminat istenemeyeceğine dair açık bir düzenleme bulunmadığı gibi dava zamanaşımı süresinin dolması halinde düşme kararı verilmesi durumunda, bu hususun, dosyanın tarafı olan sanığın eylemlerinden kaynaklanmaması halinde tazminata hükmedilebileceği, somut olayda; dava konusu eşyalara 01.06.2005 - 16.11.2017 tarihleri arasında 12 yıl 5 ay 15 günlük süre el konulması ve bu süre içerisinde eşyaların ekonomik değerinin çok azaldığı gözetilerek, haksız yere eşyalarına el konulan taraf lehine uğranıldığı iddia edilen maddi zarar için eşyanın el koyma tarihindeki değeri ile iade tarihindeki değeri de dikkate alınarak makul bir tazminata hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde CMK'nın 144/1-c maddesi gereğince maddi ve manevi tazminat davalarının reddine karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.06.2024 tarihinde karar verildi.