Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakanın, 22 ve 25 sayılı taşınmazlardaki paylarını mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak davalı torununa satış biçiminde temlik ettiğini ileri sürerek, payı oranında iptal ve tescil, olmadığı taktirde tenkis isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili, dava konusu taşınmazların satış biçiminde temlik edilmiş olmasına rağmen, aslında bedelsiz bağışlandığını belirterek, muvazaa olgusuna dayalı iptal tescil isteminin reddini savunmuş, tenkis istemini ise kabul etmiştir.
Mahkemece, murisin, dava konusu taşınmazı satış biçiminde devretmiş olmasına rağmen gerçekteki amacının bağış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, miras bırakanın davalı olan torununa satış suretiyle yapmış olduğu temlikin bizzat davalı vekilince gerçek satış olmadığı ve bağış olduğu belirtildiğine göre, temlikin muvazaa ile illetli olduğu mahkemece kabul edilerek neticeye gidilmiş olmasında bir isabetsizlik olmadığına göre; davalının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 490.05.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 11.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.