Taraflar arasında görülen davada;
Davacı,ortak miras bırakanın 2.eşi olan davalı ...’ın ısrar ve baskıları ile hastalığından da yararlanılarak iradesi fesada uğratılıp dava dışı...’ye vekalet verilmesinin sağlandığını,bu vekalet ile 4323 ada 1 parsel sayılı taşınmazda yer alan 2 numaralı bağımsız bölümün hibe suretiyle davalıya devredildiğini, yapılan işlemin mirastan mal kaçırma amacına yönelik muvazaalı olduğunu ileri sürerek, pay oranında iptal ve tescil isteminde bulunmuştur.
Davalı, miras bırakanın kendi istek ve iradesiyle dava konusu taşınmazı hibe ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; vekil aracılığıyla gerçekleştirilen temlikin bağış niteliğinde olduğu ve olayda 1.4.1974 tarihli ½ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın uygulama yeri bulunmadığı, nedeniyle, muris muvazaası iddiası yönünden herhangi bir araştırma yapılmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, vekalet görevinin kötüye kullanılması iddiasının da kanıtlanamadığı anlaşıldığına göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 11.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.