Taraflar arasındaki tanıma ve tenfiz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkilinin Almanya vatandaşı olduğunu ve Almanya’da yaşadığını ve hakkında Darmstadt Sulh Mahkemesinin 09.11.2012 günlü ve 9IK 2/12 sayılı kararla iflas kararı verildiğini, kararın kesinleştiğini ileri sürerek iflas kararının tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Almanya Federal devleti ile Türkiye arasında mütekabiliyet anlaşmasının olduğu, istemcinin iflas ettiği ve iflasına karar verildiği gerekçesiyle tanıma ve tenfiz kararı verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yabancı mahkeme kararlarının tanınması, MÖHUK’un 58/1. maddesinin yollamasıyla, aynı Yasa’nın 51/1. maddesi uyarınca asliye mahkemesinin görevinde ise de somut olayda istem, iflasa ilişkin olduğundan yargılama görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir (İİK.m.154/son).
Bu nedenle mahkemece, HMK'nın 114/1-c, 115/1-2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcın talep halinde temyiz edene iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 19.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.