SUÇLAR: Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi, mala zarar verme, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2015/113 Esas, 2016/267 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 165 inci maddesi, 62,53 ve 58 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 151 inci maddesi, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 62,53 ve 58 inci maddesi uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62,53 ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanık müdafii, müştekinin zararı giderilmiş ve şikayetinden vazgeçmiş olmasına rağmen sanık hakkında mala zarar verme suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, hırsızlık suçunun işlenmesi için işlenen mala zarar verme suçundan müvekkilinin mahkum edilmesinin çelişkili olduğunu, müvekkiline ait biyolojik örneklerle olay yerinden ele geçen örneklerin karşılaştırılması sonucunda müvekkiline ait ize rastlanmadığı, müvekkilinin plakayı sahte olarak yaptığına dair delil bulunmadığını, lehe hükümlerin uygulanmadığını beyan ederek bozulması istemi ile hükmü temyiz etmiştir.
1.22.02.2015 tarihinde kolluk kuvvetlerince çalıntı çenç otoların ele geçirilmesine yönelik çalışma sırasında...sayılı plakanın sorgulanmasında herhangi bir araca tescilli olmadığının tespit edilmesi üzerine başlatılan soruşturmada; aracın kilit sisteminin bozuk, kilit göbeğinin sökük olduğu tespiti üzerine güvenlik önlemleri alınarak aracı kullanan şahsın beklendiği, 24.02.2015 tarihinde, sanığın araca binmek üzereyken kolluk kuvvetlerini fark ettiği ve taklit anahtarı atarak kaçmaya çalıştığı sırada yakalandığı somut olayda; sanığın müştekinin evi önünde park halinde olan aracının kapı kilit göbeğini sökerek zarar verdikten sonra çalıp, sahte plakalar ile kullanmak suretiyle üzerine atılı suçları işlediği iddia olunmuştur.
2.Sanık savunmasında; Suriyeli bir şahsın İstanbul'dan bir araç aldığını, kendisini eşi ile telefonla camiden çıktığında konuşurken duyduğunu, aldığı aracı İskenderun'a götürüp götürmeyeceğini sorduğunu, götürebileceğini söylemesi üzerine aracı İskenderun'a götürdüğünde 1000 TL para vereceğini, beraber yolculuk yapacaklarını, araca yaklaştığında polisler tarafından yakalandığını beyan etmiştir.
3.Aracın şase numarasından mağdura ait olduğu tespit edilmiş olup; araçta ele geçen...sayılı plaka üzerine yapılan inceleme sonucu alınan kriminal raporda; plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluşa ait gözüken soğuk mühür izlerinin hakiki olduğu tespit edilmiştir.
4.01 B 1118 sayılı plakanın 12.10.2010 tarihinde hurdaya ayrılan bir araca ait olduğu, suç tarihinde trafikte kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir.
5.Mağdur, sanık tarafından zararının giderildiğini ve şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmiştir.
6.Mahkemece sanık hakkında mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Sanığın kullandığı araca takılı plakanın hurdaya ayrılan araca tahsisli gerçek plaka olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 21. maddesine uygun bulunduğu gözetilmeden resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Mala Zarar Verme ve Suç Eşyasının Satın Alınması Veya Kabul Edilmesi Suçları Yönünden
Sanığa yüklenen mala zarar verme suçu ve suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçları hakkında; yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Her iki suç yönünden de hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir.
A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2015/113 Esas, 2016/267 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak sanık lehine bulunan ve eylemine uyan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 21. maddesinde öngörülen idari para cezasının miktarına göre 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 20/2-c maddesinde yazılı zamanaşımının, eylemin gerçekleştiği 20.02.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK'nin 322 ve Kabahatler Kanunu’nun 24. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan Kabahatler Kanunu’nun 20/1. maddesi uyarınca sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
B. Mala Zarar Verme ve Suç Eşyasının Satın Alınması Veya Kabul Edilmesi Suçları Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2015/113 Esas, 2016/267 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2024 tarihinde karar verildi.