Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2013 tarihli, 2012/1385 Esas, 2013/403 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmün 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

2.Yerel Mahkemece sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hüküm, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi sebebiyle yukarıdaki fıkrada belirtildiği şekilde aynen açıklanmıştır.

Sanığın temyiz istemi, kararın usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir.

Sanığın, parkta alkol alıp gürültü yaptığı ihbarı üzerine olay yerine gelen polis memuru L.T.'nin elini ısırarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaraladığı ayrıca polis memurlarına hitaben tehdit içerikli sözler söylediği, böylelikle görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği Yerel Mahkemece; sanık savunması, şikâyetçilerin beyanları, olay tutanağı, görev belgesi, adli raporlar ile tüm dosya kapsamına göre kabul edilerek mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

A. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
Tüm dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiğinin kabulü ile mahkûmiyeti yönündeki Mahkemenin inanç ve takdirinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

B. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemece verilen hükümde sanığın temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2024 tarihinde karar verildi.