Taraflar arasında kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen karara karşı davacı ... İdaresi vekili istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı ... İdaresi vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Düzce ili Çilimli ilçesi Karaçörtlen Köyü 101 ada 2 parsel sayılı taşınmaz 6157,59 metrekare yüzölçümüyle fındık bahçesi niteliğinde, davalı ... adına tapuda kayıtlıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman tahdidi içerisinde kaldığını belirterek, taşınmazın tapusunun iptali ve orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
Düzce 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.01.2021 tarihli ve 2019/375 Esas, 2021/4 Karar sayılı ilamında özetle; ''Dava konusu taşınmazın memleket haritaları ve hava fotoğraflarına göre orman vasfında olmadığı, taşınmazın 1994 yılında fındık bahçesi olarak tapulamasının yapıldığı, taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman kadastro çalışmasının 2015 yılında yapıldığı, ancak bu çalışmada dava konusu taşınmaz bakımından haritadaki yanlış konumlandırmadan dolayı hatalı işlem yapıldığının anlaşıldığına'' değinilerek davanın reddine karar verilmiş, davacı ... İdaresi vekili, dava konusu taşınmazın tamamının kesinleşen orman tahdidi içerisinde kaldığı iddiasıyla istinaf yoluna başvurmuştur.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 18.03.2021 tarihli ve 2021/328 Esas, 2021/239 Karar sayılı ilamında özetle; ''Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden sonra 2015 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu ve 6831 sayılı Kanunu'nun ilgili maddesi uyarınca 2/B çalışmalarının bulunduğu, orman tahdit çalışmasına ilişkin belgelerle sabit olduğu üzere 135 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan ve kesinleşen çalışma tutanaklarına göre çekişmeli taşınmazın çalışmalarda tahdit dışında kaldığı ancak orman kadastro haritasında yeşile boyanarak orman içine alındığı, kesinleşen çalışma tutanaklarına göre orman tahdidi dışında olan bir yerin orman kadastro haritasında yeşile boyanarak orman tahdidi içine alınamayacağı ve tutanak ile haritanın çeliştiği durumlarda tutanağa değer verilmesi gerektiği, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun anlaşıldığına'' değinilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi vekilince temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve inceleme ile orman bilirkişisi tarafından düzenlenen rapor ve haritalar hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki, mevcut orman bilirkişi raporunda, OS noktaları işaretlenmediği gibi, dava konusu 101 ada 2 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yere ilişkin orman kadastro tutanağının ilgili sayfası bulunmamaktadır. Mahkemece öncelikle, dava konusu taşınmazın bulunduğu çalışma alanında 1993 tarihinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) göre yapılan genel kadastro çalışmaları sırasında orman olan bölümün belirlenmesi için Orman Komisyonu tarafından çalışma yapılıp yapılmadığı sorulup belirlenmeli, yapılmış olması halinde raporlara ve hükme altlık olarak değerlendirilmek üzere dosya arasına getirtilmeli, bundan sonra dava konusu 101 ada 2 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alana ilişkin 135 nolu Orman Kadastro Komisyonunun çalışmalarının ilgili sayfası temin edilmeli, daha sonra öncekilerden ayrı seçilecek bir orman mühendisi, bir harita mühendisi ve bir fen bilirkişisi aracılığıyla taşınmazın bulunduğu yerde yeniden keşif yapılarak, dava konusu taşınmazın orman kadastro tutanak ve haritasına göre, OS sınır noktaları da belirtilmek ve rapor ekinde sunulacak krokiye eklenmek suretiyle işaretlenmeli, taşınmazın bu şekilde orman kadastro tutanağına göre niteliği duraksamaksızın belirlendikten sonra uyuşmazlık çözülmelidir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.