Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz isteği, somut bir nedene dayanmamaktadır.
1. Olay tarihi itibarıyla on beş yaşını doldurmuş olup da henüz on sekiz yaşını doldurmayan suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 170 inci maddesinin birinci fıkrası ve 174 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentleri, 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 7 yıl 12 aylık ve 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuğa yüklenen suçların yasa maddelerinde öngörülen cezaların türü ve üst hadleri itibarıyla belirlenen 7 yıl 12 aylık ve 15 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen dönemdeki durma süresi de belirtilen olağanüstü zamanaşımı sürelerine eklendikten sonra suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2019 tarihli ve 2019/268 Esas sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2024 tarihinde karar verildi.