HÜKÜMLER: Mahkumiyet, Beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
I) Sanık ...’ın temyiz isteminin incelenmesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre,
Sanığın, müsadere kararına yönelik temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA
II) Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Tanık ...’nın, 5271 sayılı CMK’nun 181/1. maddesine aykırı şekilde, sanıklara haber verilmeden, 29/11/2013 günü celse açılarak dinlenmesi, dosya kapsamı, tanığın beyanın niteliği ve sanığın 09/01/2014 tarihli celsede tanık beyanına bir itirazının olmadığının anlaşılması nedeniyle, sonuca müessir görülmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre,
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin, kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
a)Sanık hakkında uygulanmasına karar verilen kanuni dayanağın, 7258 sayılı Kanun'un “5/1.b” maddesi olması gerekirken, hatalı olarak “5/2 (5/b)” olarak gösterilmesi,
b)24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bu aykırılıklar yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca, kararın “DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE” bölümü ve hüküm fıkrasından “5/2(5/b)” ibaresi çıkartılıp, yerine “5/1.b” ibaresi, hüküm fıkrasından, TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin madde çıkartılıp, yerine ''24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı da gözetilerek, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına," ibaresi yazılması suretiyle, başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün, tebliğnameye kısmen uygun olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.