Taksirle öldürme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa ve kabule göre; sürücü belgesiz ve 23 promil alkollü 20 yaşlarındaki ...'nun, gece vakti, aydınlatması bulunmayan yerleşim yeri dışında, bölünmüş, tek yönlü, asfalt kaplama, yüzeyi kuru, düz ve hafif eğimli devlet yolunda, sevk ve idare ettiği sanığa ait otomobilin sol ön tekerlek kısmını orta refüj üzerindeki bordör taşına çarparak, takla atıp karşı yol bölümüne geçen aracın devrilmesi sonucu kendisinin ölümü, sanık ve araç içerisindeki diğer yolcuların yaralanmasıyla sonuçlanan olayda; ölenin aracı kullanma yönündeki istem ve ısrarı, yaşı, almış olduğu alkol miktarı, direksiyon başına geçtikten sonra 2 km kadar aracı sevk ve idare etmiş olup, bu süre zarfında sürüş yeteneğinin yetersiz olduğuna dair beyan ve delil bulunmamasına ve olayın oluş şekline göre, kazanın meydana gelmesinde sanığa kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığı ve mahkemece kusurunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; “henüz yeni tanıştığı ve alkollü olduğunu gördüğü ehliyetsiz sürücü ölene, aracını kullanmak üzere veren sanığın, kusurunun bulunup bulunmadığına dair rapor alınmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği” düşüncesiyle bozma öneren tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilinin eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğine ilişkin ve yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 11.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.