CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraat

Taksirle öldürme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine ve oluşa göre; olay günü sanığın, idaresindeki otobüs ile meskun mahalde, bölünmüş tek yönlü 11 metre genişliğindeki yolda seyir halindeyken, seyir istikametine göre sol taraftan karşıdan karşıya geçmek üzere kaplamaya giren yayanın, sanığın önünde aynı yönde seyreden başka bir aracın darbesinden kurtulmak için aniden geriye yönelip bu aracın önünden aniden ve panikle geriye yöneldiği sırada sanığın yayaya çarparak durması şeklinde gerçekleşen olaydan hemen sonra dinlenen tarafsız tanıkların sanığın savunması ile örtüşen beyanları ve trafik kazası tespit tutanağında sanığın aracının durma noktası da dikkate alınarak ölenin tamamen kusurlu olduğu şeklindeki hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Raporunun oluşa uygun olduğu anlaşılmakla ve aradan geçen zaman dilimi de dikkate alınarak tebliğnamedeki mobese görüntülerinin temin edilerek kusur konusunda yeniden rapor aldırılması gerektiği yönündeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

Beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5 maddesi gereğince hazine aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1-Hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda ölenin olayda tamamen kusurlu olduğunun belirtildiği, hükmün gerekçesinde, sanığın kusurunun bulunmadığından beraatine karar verildiği belirtilmiş olup, yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken, CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanık hakkında beraat hükmü kurulması,

2-Suç tarihinde gözaltında kalan sanığın beraatine hükmedilirken, CMK'nın 141/2. maddesi gereğince sanığa tazminat hakkı bulunduğunun bildirilmemesi ve bu hususun kararda belirtilmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususların aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının ilk paragrafındaki "CMK. 223/2-e mad." ibaresinin çıkartılarak yerine "CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince" ibaresinin yazılması; hüküm fıkrasına “Beraat eden sanığın CMK'nın 141 ve devamı maddeleri uyarınca tazminat hakkı bulunduğunun kendisine bildirilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.