Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1-Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 14.12.2011 tarihli İddianamesi ile sanıklar ..., ... ve ... haklarında ayrı ayrı, ...'a yönelik sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama; TEB bankasına yönelik ise sahte banka veya kredi kartı üretme suçlarından kamu davası açılmıştır.
2-Ankara 4.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12.04.2016 tarihli kararı ile sanık ... hakkında ...'a yönelik sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası, 5.000,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine, TEB bankasına yönelik sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 2 yıl hapis cezası, 1.320,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine; sanık ... hakkında ...'a yönelik sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası, 1.500,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine, TEB bankasına yönelik sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 1 yıl 2 ay hapis cezası, 1.200,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine; sanık ... hakkında ...'a yönelik sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezası, 120,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine, TEB bankasına yönelik sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 1 yıl hapis cezası, 20,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine; karar verilmiştir.
1. Sanık ...'ın temyiz istemi; mağdurun zararını giderdiğine, cezaların adil olarak verilmediğine, ilişkindir.
2. Sanık ... temyiz dilekçesinde herhangi bir sebep bildirmemiştir.
3. Sanık ...'un temyiz istemi; usul ve yasaya aykırı kararların verildiğine, ilişkindir.
İncelemeye konu olay; sanıklar ..., ..., ... ve temyiz dışı sanık ...'un iştirak halinde fikir ve eylem birliği içerisinde mağdur ...'ın kimlik bilgileri ile düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı ile önce ...'a giderek mağdur adına sahte kredi kartı başvurusunda bulunmaları, banka tarafından başvuru onaylanarak mağdur ... adına çıkan kredi kartının sanık ...'ın iş yerine kurye tarafından teslim edilmesi, Sehan'ın kartı sanık ...'ya vermesi, sanıklar ..., ... ve ...'un bu kredi kartıyla harcama yapmaları; sanıklar
sanıklar ..., ..., ... ve temyiz dışı sanık ...'un iştirak halinde fikir ve eylem birliği içerisinde mağdur ...'ın kimlik bilgileri ile düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı ile TEB bankasına giderek mağdur adına sahte kredi kartı başvurusunda bulunmaları, banka tarafından başvuru onaylanarak mağdur ... adına çıkan kredi kartının adrese kurye ile gönderildiği, ancak "müşteriden iade gelmesi" nedeniyle kartın teslim edilememesi ve iptal edilmesi, iddiasına ilişkindir.
Sanıklar ..., ..., ... ve temyiz dışı sanık ... haklarında ...'a yönelik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sahte banka veya kredi kartı üretme suçundan dava açıldığı halde, hüküm kurulmadığı görülmekle, zamanaşımı süresi içerisinde bu suçtan hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
A. Sanıklar ..., ..., ... haklarında ...'a yönelik sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan hükümler yönünden
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar ..., ... ve ...'un yerinde görülmeyen diğer itirazlarının reddine, ancak;
Mağdur ...'ın kimlik bilgileri ile düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı ile ...'tan çıkartılan 4355 **** **** 3868 numaralı kredi kartına ait harcama bilgilerinin dosya içerisinde yer almadığı anlaşılmakla, söz konusu kredi kartının harcama bilgilerini ayrıntılı şekilde gösterir hesap özeti dökümlerinin ilgili bankadan temin edilmesinden sonra, sonuca göre sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanıklar ..., ..., ... haklarında TEB bankasına yönelik sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan hükümler yönünden
1. Sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci fıkrasında; sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlanması ise anılan maddenin üçüncü fıkrasında birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçları oluşturduğu cihetle; sanıklar ..., ... ve ...'un iştirak halinde fikir ve eylem birliği içerisinde mağdur ...'ın kimlik bilgileri ile düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı ile TEB bankasına giderek mağdur adına sahte kredi kartı başvurusunda bulundukları, banka tarafından başvuru onaylanarak mağdur ... adına çıkan kredi kartının adrese kurye ile gönderildiği, ancak "müşteriden iade gelmesi" nedeniyle kartın teslim edilemediği ve iptal edildiği anlaşılmakla; sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen sahte banka veya kredi kartı üretme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hükümlerin kurulması,
2.Kabul ve uygulamaya göre de;
a)5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 226 ncı maddesi uyarınca sanıklar ..., ... ve ...'a ek savunma hakkı verilmeden, İddianamede gösterilmeyen TEB bankasına yönelik sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması suretiyle sanıkların savunma haklarının kısıtlanması,
b)Sanık ... hakkında TEB bankasına yönelik sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 20 gün para cezasının günlüğü 20,00 TL den adli para cezasına çevrildiği sırada, hesap hatası sonucu adli para cezasının "400,00 TL" yerine "1.200,00 TL" olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/283 Esas, 2016/610 Karar ve 12.04.2016 tarihli kararına yönelik sanıklar ..., ... ve ...'un temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,
20.03.2024 tarihinde karar verildi.