Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: dava konusu 589 parsel sayılı taşınmazın ....Barajı'nın göl tarafında kaldığını, EPDK tarafından kamulaştırma çalışmalarına başlanıldığını açıklayarak dava konusu taşınmaz sınırları içerisinde bulunan ev, tuvalet ve su kuyusunun davacı tarafından yapıldığının tespitini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili, tebliğe rağmen beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm; davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesat tespiti isteğine ilişkin olup, dosya temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderildikten sonra davacı asıl ... tarafından verilen dilekçe ile (UYAP üzerinden taranarak gönderilmiştir.) dosyayı takip etmek istemediği yönünde iradesini açıkladığı tespit edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 123. maddesinde “Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir” düzenlemesi mevcut iken maddeye 22/7/2020 tarih ve 7251 sayılı Kanunun 10 maddesi ile eklenen cümleye göre davanın geri alınması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği düzenlemesi getirilmiştir. Bu durumda “davanın geri alınması” ancak karşı tarafın açık muvafakati ile hüküm doğurabilecek bir usul işlemi olup mahkemece, bir karar verilip, davadan el çekildikten sonra temyiz aşamasında davacı tarafından davanın geri alındığına ve bu aşamada geri alma hakkında karar verme yetkisi mahalli mahkemeye ait bulunduğuna göre vaki geri alma hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenle kararın, davacının davayı geri alma beyanı dikkate alınarak mahkemesince geri alma ile ilgili hüküm kurulmak üzere 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre işin esasına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 23.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.