Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının işyerinde 1996 yılı başından itibaren çalışmaya başladığını, 16 yaşından küçük olduğu için sigorta kaydının 01.09.2001 tarihine kadar yapılmadığını, 01.10.2003-17.02.2005 tarihleri arasındaki askerlik dönüşünde 25.02.2005 tarihinden 15.06.2010 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, en son aylık net ücretinin 1.100,00 TL olduğunu, ücretine 3 yıl zam yapılmadığını, fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının ödenmediğini, 15.06.2010 günü iş akdini haklı nedenle sona erdirdiğini, işyerinde öğle ve akşam yemekleri verildiğini, müvekkilinin haftanın 6 günü sabah 08.30 ile 22.00 saatleri arasında çalıştığını bazı günler de gece saat 24.00'e kadar çalıştığını ileri sürerek, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti, fazla ... ücreti, eş yardımı ve asgari geçim indirimi alacağını talep etmiştir.
Davacı vekilince yıllık izin ücreti yönünden ek dava açılmış ve Mahkemece birleştirilmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkili şirkette 01.09.2001 tarihinde çalışmaya başladığını, 01.10.2003-17.02.2005 tarihleri arasında askerliği sebebiyle fiilen çalışmamasına rağmen müvekkilince davacının ... primlerinin ödenmeye devam edildiğini, davacı 15.06.2010 ve devam eden günlerde haber vermeden ve izin almadan işe gelmediğinden işverence tutanak tutulmasına rağmen belki işe gelir düşüncesiyle beklenilerek 26.07.2010 tarihinde çıkışının yapıldığını, davacının yıllık izinlerini de kullandığını, iş akdi davacının devamsızlığı sebebiyle işverence haklı nedenle feshedildiğinden kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini, davacının asgari ücretle çalıştığını, fotoğrafçılık sektöründe yılın 4 ayında ... ... olduğunu, davacının fazla mesaisinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla ... yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla ... yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla ... alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla ... olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla ... ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla ... yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla ... alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla ... ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla ... yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı dava dilekçesinde müvekkilinin haftanın 6 günü sabah 08.30 ile 22.00 saatleri arasında çalıştığını bazı günler de gece saat 24.00'e kadar çalıştığını iddia etmiş, saat 24.00'e kadar ... iddiasını somutlaştırmamıştır. Davacı tanıkları da 24.00'e kadar yapılan çalışmaya ilişkin davacı vekilinin sorusu üzerine ve netleştirmeden beyanda bulunmuşlardır. Buna rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının haftanın 3 günü saat 24.00'e kadar ... yaptığı kabul edilerek haftalık 30 saat fazla çalışmaya göre fazla mesai ücreti hesaplanmış olup, hesaplamanın fahiş olduğu anlaşılmıştır.
İddia ve savunma ile tanık beyanlarına göre davacının haftalık fazla çalışmasının 18 saat olarak kabul edilerek karineye dayalı makul indirimin de buna göre yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davacının fazla mesai ücretinin hüküm altına alınması bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.