Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz sebepleri; atılı suçu psikolojik sorunları sebebiyle işlediğine, hükmün kaldırılması talebine ve avukatı olmaksızın haksız olarak karar verildiğine ilişkindir.

Yapılan incelemede; sanığın, bir başka izin tecavüzü suçu nedeniyle hakkında düzenlenen yakalama emri neticesinde emniyet güçlerince yakalandığı, adli işlemleri müteakip Askerlik Şubesi Başkanlığı’na teslim edildiği, Askerlik Şubesi Başkanlığınca sanığa iki gün yol süresi verilerek ve ayrıca sanığa 01.10.2014 tarihinde Birliğine katılması gerektiği tebliğ edilerek Birliğine sevk edildiği, 01.10.2014 tarihinde Birliğine katılması gerekirken katılmadığı ve 01.01.2015 tarihinde emniyet güçlerince yakalandığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-a maddesinde düzenlenen firar suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; psikolojisi bozuk olduğu için Birliğine katılmadığını ve atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.

Yakalama tutanağı, sanığın Birliğine sevk edildiğine dair yazı dosyada mevcuttur.

Aydın Devlet Hastanesinin 06.12.2018 tarihli ve 75924-7005 numaralı sağlık kurulu raporunda; sanığın suç tarihlerinde askerliğe elverişli olduğu belirtilmiştir.

Dosya kapsamına göre;
Her ne kadar (Kapatılan) Askeri Yargıtay 1. Dairesinin 27.04.2016 tarihli ve 2016/0279 Esas, 2016/0295 Karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda Aydın Devlet Hastanesinin 06.12.2018 tarihli ve 75924-7005 numaralı sağlık kurulu raporu tanzim edilmiş ise de; söz konusu raporun aslının ya da aslına uygun onaylı suretinin getirtilerek hüküm kurulması gerekirken dosyada bulunan fotokopisinin hükme esas alınması,

Kabule göre;
28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 81 inci maddesi ile 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklik gözetilmeden, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamen tahsiline karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

19.03.2024 tarihinde karar verildi.