SUÇLAR: 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin kanun yoluna ilişkin sürede yanıltma olduğundan süresinde kabul edildiği, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın temyiz isteği; suçlamaları kabul etmediğine ve atılı suçlara ilişkin delillerin sabit olmamasına rağmen hukuka aykırı olarak hakkında hüküm tesis edildiğine ilişkindir.
Yapılan incelemede; sanığın, 21.08.2014 tarihinde saat 20.00 sıralarında, Birlik içerisindeki çim sahada yapılan futbol maçında, diğer sanık Topçu Onb. ...'ın faul yapmasına sinirlenerek, ...'ya sinkaf ederim şeklinde küfür ettiği, ...'nın da sanığa sinkaf ederim şeklinde küfür ettiği, ...'nın sanığa yumruk attığı, akabinde sanığın da...'ya yumruk attığı, bunun üzerine diğer sanık Topçu Onb. ...'in olay yerine geldiği, sanığın ona da sinkaflı küfür ettiği, buna
sinirlenen...un sanığa yumruk attığı, akabinde sanığın da...a yumruk attığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında üste hakaret ve üste fiilen taarruz suçlarından, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 85/1 maddesinin birinci cümlesi (iki kez) ve 91/1 maddesinin birinci cümlesi (iki kez) uyarınca ayrı ayrı cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık üzerine atılı suçlamalara ilişkin savunmalarında özetle; eylemlerini mağdurlarla karşılıklı olarak gerçekleştirdiğini beyan etmiştir.
Kovuşturma aşamasında mütalaasına başvurulan psikiyatri uzmanı bilirkişi tarafından sanığın suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olduğu, işlediği fiillerin hukuki sonuçlarını değerlendirmesi ve bu fiillerle ilişkili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin tam olduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32/1-2 maddelerinden istifade edemeyeceği bildirilmiştir.
Usulüne uygun olarak yeminli beyanlarına başvurulan tanıklar Ümit Cin, Ersin Furan, Kenan Yıldız'ın ifadeleri, sanık ve mağdur ... hakkında düzenlenen adli raporlar dosyada mevcuttur.
Yapılan incelemede;
Hükümden sonra 30.06.2021 tarihli ve 31527 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 24.06.2021 tarihli ve 7329 sayılı Askerî Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2 nci maddesi ile 1632 sayılı Kanun'a eklenen Ek 12 nci maddesinin ikinci fıkrasında "Yükümlü erbaş ve erler arasında ast, üst veya amir ilişkisinin dikkate alınması için fiilin askerî hizmet ve görevlerinden dolayı işlenmesi şarttır." şeklindeki düzenleme karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü de gözetilerek, sanık tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen fiillerin askeri hizmet ve görevlerden dolayı işlenmemiş olması, dolayısıyla, sanık ile mağdurlar arasında ast-üst ilişkisinin dikkate alınmasının mümkün olmaması ve değişen suç vasfı itibarıyla hakaret suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu keza sanık tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen fiillerin mağdurlar üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması ve değişen suç vasfı itibarıyla basit kasten yaralama suçunun da uzlaştırma kapsamında bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması her iki hüküm açısından da bozmayı gerektirmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
19.03.2024 tarihinde karar verildi.