Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın temyiz sebepleri; akaryakıtın kaçak olduğunu bilmediğine, akaryakıtı kendi aracında kullanmak üzere aldığına, ticaretini yapmadığına ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Suç tarihinde kolluk görevlilerine ulaşan ihbar üzerine otogarda bulunan sanığın şoförlüğünü yaptığı yolcu otobüsünde önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, bagajda yer alan motorla bağlantısız 2 adet depo ile 2 adet bidondan toplamda 1450 litre kaçak motorin ele geçirilmiştir.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/11. maddesine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmasında; ele geçirilen akaryakıtı şoförlüğünü yaptığı araçta kullanacağını, ticaretini yapmayacağını, bu motorini Suriyeli bir kimseden aldığını beyan etmiştir.
Sanık akaryakıtı ticari amaçla bulundurmadığını savunmuş ise de, sanığın uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 1450 litre kaçak motorin ele geçirilmiş olması, savunmaya göre ticari nitelikte araçta kaçak akaryakıt kullanılacak olunmasının ticari amaçla eylemin gerçekleştiğini gösterdiği gibi akaryakıtın motorla bağlantısı bulunmayan ek depodan ele geçirilmesinin de kullanılma amacının bulunmadığını göstermesi, suça konu akaryakıtın temin ediliş biçimi nazara alınarak bu özelliği bilinerek taşındığının dosya kapsamından anlaşılması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 19.03.2024 tarihinde karar verildi.