B O Z M A Ü Z E R İ N E
SUÇLAR: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Beraat
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2012 tarihli ve 2011/308 Esas, 2012/477 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c-e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 21.12.2016 tarihli ve 2014/11313 Esas, 2016/9755 Karar sayılı kararı ile Sanık ...'in Ünlüer Et ve Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ'den temin ettiği dört adet çeki baskı imza ile sahte olarak düzenlediği ve katılan firmaya vererek kullandığının iddia edildiği olayda, çeki oluşturan kişinin ... olduğu iddia edilmekle, bu şahıs hakkında dolandırıcılık ve sahtecilikten açılmış dava olup olmadığı araştırılarak yoksa dava açtırılıp mevcut dava ile birleştirildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeksizin sanık ... hakkında atılı suçlardan beraat hükmü verilmesi gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine yapılan yargılamada, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2018 tarihli ve 2017/70 Esas, 2018/192 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteği; hükümlerin eksik araştırma, inceleme neticesi usul ve yasaya aykırı olarak verildiğine ilişkindir.
1. Sanık ...'in yetkilisi olduğu şirket ile katılan...Faktöring Hizmetleri AŞ arasında faktoring ilişkisi olduğu, daha önceki tarihlerde çek karşılığında faktoring hizmeti aldığı, somut olayda sanığın katılan ile eskiye dayalı güven ilişkisi kapsamında mağdur ...'e ait Ünlüer Et ve Gıda San. Tic. AŞ'ye ait şirketin Akbank Pendik Şubesindeki hesabından düzenlenen 16.04.2008 tarih ve 17.612,00 TL meblağlı, 23.04.2008 tarih ve 29.305,00 TL meblağlı iki (2) adet çek ile aynı şirkete ait Halkbank Dolayoba-Pendik Şubesindeki hesabından düzenlenen 23.04.2008 tarih ve 60.000,00 meblağlı ve 14.05.2008 tarih, 45.000,00 TL meblağlı iki çeki ıslak imza olmaksızın kaşe imza katılan şirkete verdiği, çeklerin katılan tarafından bankaya ibrazında çeklerinin karşılığının olmadığı tespit edilmiştir.
2. Katılan tarafından çeklerin sanık aleyhine icra takibine koyulduğu, sanığın itirazı üzerine, çekler üzerinde ıslak imza bulunmaması sebebiyle sanığın davasının kabulüne karar verildiği belirlenmiştir.
3. Sanık ...'in eylemi ile katılana karşı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
4. Sanık ...'in çeklerde kaşe imzasının bulunduğunun Yargıtay tarafından tespiti üzerine sanık ... hakkında kurulan hükümler bozularak, sanık ... hakkında da kamu davası açılıp birleştirilmesine karar verilmiştir.
5. Sanık ... hakkında sanık ... ile birlikte hareket ederek ürettikleri sahte çeki katılan...Faktöring Hizmetleri AŞ'ye vererek nakde çevirdikleri iddiasıyla kamu davası açılmış ve her iki sanık hakkında yapılan yargılama neticesi; mahkeme tarafından çeklerin lehine düzenlendiği anlaşılan sanık ... şirketi ile mağdur ... ve sanık ...'in sahibi olduğu şirket arasında ticari ilişki bulunduğu, bu ilişki nedeniyle suça konu çeklerin sanık ... tarafından kaşelenip imzalanarak veya imzalı olarak sanık ...‘e teslim edildiğinin kabul edildiği, ...nin çeklerin sahte olmadığını, ancak o tarihlerde başka suç nedeniyle tutuklu olması sebebiyle ödemelerde aksamalar meydana geldiğini ve çeklerin bu sebeple ödenemediği yönündeki beyanın sanık ...’in beyanları uyuştuğu; her ne kadar 30.10.2008 tarihli bilirkişi raporunda çeklerin ıslak imza olmaksızın kaşe baskı oluşturuldukları belirtilmiş ise de, sanıkların birbirlerini doğrulayan beyanların karşısında sahtelik iddiasının maddi olgularla desteklenmediği, sahteliğinin kesin olarak ispatlanamadığı, bu durum karşısında da olayın hukuki mahiyet arz ettiği değerlendirilmekle her iki sanığın atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
A. Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve en aleyhe kabulle 16.04.2008 olan suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
A. Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümü (A) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2018 tarihli ve 2017/70 Esas, 2018/192 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümü (B) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2018 tarihli ve 2017/70 Esas, 2018/192 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.03.2024 tarihinde karar verildi.