Sanıklara yüklenen suçtan doğrudan zarar gören ve kamu davasına katılma hakkı bulunmasına rağmen iddianame ve duruşma günü usûlen tebliğ edilmeden yargılama yapılan şikayetçi Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun 5271 sayılı CMK'nin 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereğince katılma ve yasa yoluna başvurma hakkı bulunduğu kabul edilip, aynı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede,
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sakarya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2014/519 Esas, 2015/945 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz talebi, sanıkların beraat etmemeleri gerektiğine ilişkindir.

1. Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 203 üncü maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin iştirak halinde suç işledikleri iddia olunan temyiz dışı sanık hakkında verilen 29.12.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2014/519 Esas, 2015/945 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.03.2024 tarihinde karar verildi.