Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Akçaabat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.04.2016 tarihli ve 2014/1607 Esas, 2016/292 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204,62,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.04.2021 tarihli 2016/332043 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

Sanığın temyiz talebi, atılı suçu işlemediğine ilişkindir.

1. Araması bulunan sanığın kolluk görevlilerince yakalandığında sahte nüfus cüzdanı ibraz ettiği anlaşılmıştır.

2. Sanık atılı suçu ikrar etmiştir.

3. Sahte nüfus cüzdanı aslı adli emanetin 2014/218 sırasına kaydedilmiştir.

4. Kolluk tutanağı dosya arasındadır.

5. Samsun Kriminal Polis Labarotuvarı Müdürlüğünün BLG-2014/1899 numaralı ve 08.10.2014 tarihli raporu doğrultusunda sahte nüfus cüzdanının aldatma kabiliyetini haiz olduğu bildirilmiştir.

A. Tebliğname yönünden,
Adli emanetin 2014/218 sırasında olup aslı dosya içerisinde bulunan nüfus cüzdanının Heyetimizce yapılan incelenmesi sonucunda, belgede meydana getirilen fotoğraf değişikliğinin aldatma niteliği bulunduğu anlaşılmakla, tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

B. Sanığın temyiz talebi yönünden,

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Sanık hakkında kurulan hükümde, adli emanetin 2014/218 sırasında bulunan nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi isabetsizliğinin Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüş, bu husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Akçaabat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.04.2016 tarihli ve 2014/1607 Esas, 2016/292 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan “ adli emanetin 2014/218 sırasında bulunan nüfus cüzdanının müsaderesine" ilişkin kısmın çıkartılarak yerine " adli emanetin 2014/218 sırasında bulunan nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykrırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.03.2024 tarihinde karar verildi.