SUÇLAR: 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın temyiz istemi; sebep belirtmeksizin hükümleri temyiz etme iradesine ilişkindir.
Yapılan incelemede; sanığın, 08.08.2014 günü saat 08.32’de daha önceki izinlerinde aynı yıl içerisinde yol süresi verilmiş olduğundan yol süresi verilmeksizin beş gün süre ile izne gönderildiği, 13.08.2014 tarihi saat 08.32’ye kadar Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 24.08.2014 tarihi saat 17.50’de kendiliğinden döndüğü, yine sanığın, 10.09.2014 tarihinde Birliğinden izin almaksızın ayrıldığı, 17.10.2014 tarihi saat 18.10’da kendiliğinden Birliğine katılış yaptığı, anlaşılmıştır.
Sanık hakkında izin tecavüzü ve firar suçlarından 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-b ve 66/1-a maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık her iki suçuna ilişkin savunmalarında özetle; ailevi ve psikolojik sorunlar yaşadığını ve madde bağımlısı olduğunu beyan etmiştir.
Sanığın izin aşımındayken 14.08.2014 tarihinde Şehitkamil 10 Nolu Aile Sağlığı Merkezinden Biometrik Lezyon tanısıyla aldığı 5 günlük istirahat raporu dosyada mevcuttur.
Kovuşturma aşamasında dinlenen psikiyatri uzmanı bilirkişi mütalaasında; sanığın suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli ve cezai ehliyetinin tam olduğunu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32/1-2 maddesinden faydalanamayacağını, adli müşahadesine gerek olmadığını belirtmiştir.
Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğünün 01.02.2019 tarihli yazı ekinde gönderilen, ........., Merkez 10 Nolu Aile Sağlığı Merkezinin 30.01.2019 tarihli yazı içeriğinde; sanığın 14.08.2014 tarihinde, sağlık merkezinin tüm birimlerinde herhangi bir muayene ve rapor girişinin bulunmadığı bilgisine yer verilmiştir.
Karar yerinde gösterilen yasal, haklı ve inandırıcı gerekçelerle ulaşılan kanaate göre, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiillerinin kabulünde ve bunların nitelendirilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Ancak;
(Kapatılan) Askerî Yargıtay 3. Dairesinin 29.12.2015 tarihli ve 2015/600 Esas, 2015/601 Karar sayılı bozma ilamına konu (Kapatılan) 2. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 16.02.2015 tarihli mahkumiyet kararında, sanık hakkında her iki suça konu eylemlerine ilişkin hapis cezasından çevrili adli para cezasına hükmedildiği göz önüne alındığında, hükümlerin sadece sanık tarafından temyiz edildiği dikkate alınmaksızın ve 5237 sayılı Kanun'un 50/1 maddesinde düzenlenen diğer seçenek yaptırımlar da irdelenmeksizin 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasında düzenlenen kazanılmış hak kuralına aykırı davranılarak yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
19.03.2024 tarihinde karar verildi.