Düşürülme (sanıklar ... ve ... hak.), beraat (sanık ... hak.), mahkumiyet (diğer sanıklar hak.)
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık ... müdafiinin sonuç ceza miktarı itibarıyla yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin, keza Hazinenin denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet verme suçundan doğrudan zarar görmediği ve bu suçtan verilen hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 ve 318. maddeleri gereğince ayrı ayrı REDDİNE, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazine ile zimmet ve denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet verme suçlarından zarar gören Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükümlerin vekilleri tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususları karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun (3628 sayılı Kanun) değişiklik öncesindeki 18/2. maddesi gereğince Hazinenin ve 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun'un 18/2. maddesi uyarınca da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının zimmet suçundan başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandıkları, ayrıca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet verme suçuna ilişkin 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi uyarınca temyiz hakkının bulunduğu gözetilerek incelemenin katılan Hazine vekilinin sanık ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükmüne, katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekilinin sanıklar hakkında kurulan tüm hükümlere, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin müvekkilleri hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ve sanık ...'ın kendisi hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığa isnat edilen eylemin sübutu halinde basit zimmet suçunu oluşturacağı, bu suçun suç tarihinde yürürlükte bulunan ve zamanaşımı yönünden lehe hükümler içeren 765 sayılı Kanun'un 202/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 10 yıllık asli ve 15 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, son suç tarihi olan 2003 yılı ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet ve beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suç tarihlerinde sanıklardan ...'ın S.S. ... Konut Yapı Kooperatifinin mali işleriyle ilgilendiği, ..., ... ve ...'ın ise aynı kooperatifin yönetim kurulu başkanı ve üyesi olarak görev yaptıkları, sanıklar hakkında 2006 yılı kayıtlarında tapu harçları avansında izlenen 3.173,08 TL paranın bu iş için harcanıp harcanmadığı hususunda belge ibraz etmeyerek ve yine geçerli belge olmadığı halde bu dönemde 18.405,97 TL parayı gider olarak göstermek suretiyle zimmetlerine geçirdiklerinden bahisle haklarında açılan kamu davalarında mahkumiyet ve beraat hükümleri kurulmuş ise de; sanıkların aşamalardaki savunmalarında, 2006 yılı kayıtlarında tapu harçları avansında yer alan ancak harcama belgesi ibraz edilemeyen 3.173,08 TL'ye ilişkin olarak bu paranın kooperatifin yapıldığı arsanın sahiplerine kooperatifin tapu masrafları ve emlak vergisiyle ilgili verilmiş olduğunu, yine geçerli belge olmadığı halde 2006 yılında gider olarak gösterilmiş olduğu belirtilen 18.405,97 TL paranın da açık hesaptan kooperatife ait yemek, ulaşım ve genel kurul masrafları gibi işlere dair 4 yıllık süreçte yapılan ödemeler olduğunu savunmaları karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılabilmesi amacıyla, savunmada belirtilen arsa sahiplerinin tespit edilerek tanık sıfatıyla dinlenilmelerinden, 2006 yılında kayıtlara işlenmiş olan iddiaya konu muhtelif giderlerle ilgili olarak sanıkların görev yaptığı daha önceki yıllara ait kooperatif kayıtları incelenerek aynı ad altında benzer gider kalemlerinin kayıtlara işlenip işlenmediğinin araştırılmasından, sanıkların kooperatifin fiilen işleyişindeki görev ve sorumlulukları, parasal iş ve işlemleri ile yönetim işlerinin kim ya da kimler tarafından yürütüldüğünün belirlenmesinden, sanıkların görev sürelerini kapsayan kooperatife ait tüm gelir ve gider kayıtlarının dosya arasına getirtilmesinden sonra, dava dosyasının kül halinde Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek, sanıkların savunmaları da irdelenerek zimmetlerinde kooperatife ait para bulunup bulunmadığı, varsa miktarı hususlarında rapor alınması sonrasında hasıl olacak sonuca göre hukuki durumlarının ayrı ayrı takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılması lüzumu,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar hakkında, 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezalarının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d madde-fıkra ve bendindeki tüm hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmalarına karar verilmesi yerine, kooperatif görev ve yetkilerinin kullanılmasından yasaklanmalarına karar verilmek suretiyle sınırlı uygulama yapılması,
3-Sanıklar ... ... ve ... hakkında denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet verme suçlarından verilen düşürülme hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanıklardan ...'ın hükümden sonra 20.06.2017, ...'un ise 30.01.2021 tarihlerinde vefat ettikleri UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıtlarından anlaşıldığından, bu hususlar mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 64 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince bir karar verilmesi lüzumu,
Kabule göre de;
Sanıklar haklarında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği zamanaşımı nedeniyle düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılanlar Hazine ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekilleri ile sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA 19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.