5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288 inci maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' aynı Kanun’un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun’un 301 inci maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler ile re'sen incelenmesi gereken konular yönünden yapılan incelemede:

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;
Katılan ...'ın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları ile bunu doğrulayan tanık beyanları ve olayın kolluğa intikal şekli dikkate alındığında; sanık ...'ın suç arkadaşı ... ile birlikte, saat 02.40 sularında katılan ...'dan darp edip bıçak zoruyla üzerindeki 600,00 TL parayı zorla aldıkları olayda; sanığın eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturduğu düşünülmeden delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının korunmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

24.06.2024 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
K A R Ş I O Y

Sanıkların savunmasına göre; olay günü katılan ... ve arkadaşları ile kendilerine uyuşturucu madde temin etmek için buluştuklarını, katılan ...'a verdikleri para kadar uyuşturucu madde alamadıklarından dolayı parayı ondan geri istedikleri, sanıkların bu savunmalarının katılan ...'ın arkadaşları olan tanık ... ve ... tarafından sunulan yazılı dilekçeler ile de doğrulandığı ve dosya da bu husus aksini ispatlayacak delillerinde bulunmadığı, İstinaf Mahkemesi, sanıkların savunmalarına uygun olarak suça konu paranın uyuşturucu satışına ilişkin para olduğunu gerekçesinde kabul etmiştir.

Buna göre, sanık uyuşturucu almak için para verdiğinden hukuken alacağının olduğunu kabul edilemeyeceği, aynı şekilde katılan ...'ın uyuşturucu satışından elde ettiği paranın suçtan elde edilen ve hukuken himaye edilemeyecek bir para olduğu, Medeni Kanuna göre de katılanın aldığı paranın doğrudan ve dolaylı meşru zilyedi sayılamayacağı, hukukun kötü niyetli zilyedi himaye etmeyeceği, sanığın eyleminin de yağma suçunun unsularının bulunmadığı ve bu nedenle eyleminin etkili ... suçunu oluşturduğu gerekçesi ile karara muhalif kalıyoruz.