Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili; 29.10.2018 tarihinde, davalının zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortaladığı, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.651,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 25,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 25,00 TL geçici bakıcı gideri, 2.500,00 TL tedavi gideri, 800,00 TL rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, 27.10.2021 tarihli dilekçe ile talebini 85.946,26 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya başvuru yapılmadan dava açılamayacağını, belirlenen tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmasını, talebin zamanaşımına uğradığını, maluliyet raporunun usulüne uygun şekilde düzenlenmediğini, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; usulüne uygun başvuru yapıldığı, dosyaya sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun şekilde düzenlendiği, müterafik kusur indirimini gerektirir husus bulunmadığı gerekçesiyle TRH 2010 Mortalite Tablosu ve progresif rant tekniği uygulanmak suretiyle düzenlenen aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda başvurunun kabulüyle; 75.911,13 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 4.705,63 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.029,50 TL geçici bakıcı gideri, 2.500,00 TL tedavi gideri ve 800,00 TL rapor ücreti olmak üzere 85.946,26 TL'nin 02.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i olması gerektiğini, maluliyet raporunun usulüne uygun şekilde düzenlenmediğini, tazminat hesabında %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderinin teminat kapsamında bulunmadığını, belirlenen tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmasını, yargılama yapılmasına sebebiyet vermeyen davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun şekilde düzenlendiği, kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemeri taktığının belirtildiği, davalının geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderlerinden sorumlu olduğu, aktüer bilirikişi raporunun Yargıtay içtihatlarına uygun şekilde düzenlenmiş olduğu, davalının hatır taşımacılığı hususunu ispatlayamadığı, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin doğru olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun usulüne uygun şekilde düzenlenmediğini, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ceza dosyasında uzlaşmanın araştırılması gerektiğini, belirlenen tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmasını, davalının geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri, tedavi giderleri ve diğer giderlerden sorumlu olmadığını, aktüer bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i olması gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri, tedavi gideri ve rapor ücreti talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51,52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,87,90,91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliği'nin 16 ncı maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, başvurunun usulüne uygun olmasına, hatır taşıması hususunun ispat edilemediği gibi cevap dilekçesinde de ileri sürülmemiş olmasına, müterafik kusur indirimini gerektirir husus bulunmamasına, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri, tedavi gideri taleplerinin teminat kapsamında bulunmasına, yasal faize hükmedilmesine, tazminat hesabında %1,8 teknik faiz uygulanma imkanının bulunmaması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 29.10.2018 tarihinde meydana gelmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3. Somut olayda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulü ile rapor ücreti de dahil olmak üzere 85.946,26 TL'nin 02.07.2021 tarihinden davalıdan tahsiline karar verilmiş, İtiraz Hakem Heyetince davalı ... vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Adli rapor ücretinin yargılama gideri olarak değerlendirilmesi gerekirken esas tazminata eklenmek suretiyle karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
4. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin (13) numaralı fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17 inci maddesinin (2) numaralı fıkrası bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT'de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.