Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekilinin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız elkoyma nedeniyle 225.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın elkoyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, davaya konu araca el koymanın haksız olmadığı, araç maliki olan davacının sicil dışı olarak aracı başka bir şahsa sattığı, uğradığı zararı aracı sattığı kişiden genel hükümlere göre açılacak tazminat davası ile talep etmesi gerektiği ve 5271 sayılı CMK'nın 141 ve devamı maddelerinde belirtilen tazminat isteme koşullarının oluşmadığından bahisle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Davacı vekilinin temyiz istemi; usul ve yasaya aykırı karar verildiği ve davanın kabul edilmesi gerektiğine, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Şemdinli Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/63 Esas – 2017/433 Karar sayılı ceza dosyası incelendiğinde, ruhsat sahibi davacıya ait olan 65 EA 109 plaka sayılı araca 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan yürütülen soruşturma kapsamında 18.12.2013 tarihinde fiilen el konulduğu, teslim edilmediği, davacının malen sorumlu sıfatıyla yer aldığı dosyada yapılan yargılamada dosya dışı sanığın, 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan beraatine, aracın sahibine iadesine karar verildiği, kararın 18.06.2019 tarihinde kesinleştiği, davaya konu araca el koymanın haksız olmadığı,araç maliki olan davacının sicil dışı olarak aracı başka bir şahsa sattığı, uğradığı zararı aracı sattığı kişiden genel hükümlere göre açılacak tazminat davası ile talep etmesi gerektiği ve 5271 sayılı CMK'nın 141 ve devamı maddelerinde belirtilen tazminat isteme koşullarının oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Yüksekova Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.06.2024 tarihinde karar verildi.