Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.02.2011 tarihli ve 2010/321 Esas, 2011/37 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, özel belgede sahtecilik suçundan karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiştir.

2. Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.02.2011 tarihli ve 2010/321 Esas, 2011/37 Karar sayılı kararının sanıklar müdafii ve katılan tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin 30.06.2015 tarihli ve 2015/1461 Esas, 2015/3071 Karar sayılı kararı ile " Türk Ceza Kanun'un 212 inci maddesinde düzenlenen "sahte özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" hükmü karşısında; sanıkların özel belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyeti yerine oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir.

3. Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.01.2022 tarihli, 2021/618 Esas, 2022/43 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyizi; usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına talebine, ilişkindir.

Sanığın ve temyiz dışı sanığın çiftçi kayıt sistemine kayıtlı arazilerinde 2009 yılı içerisinde pamuk ekimi yapmadıkları halde 2009 yılı içerisinde bu arazilerde pamuk ekimi yapılmış gibi Sarayköy İlçe Tarım Müdürlüğüne sahte müstahsil makbuzlarının ve faturaların da bulunduğu dilekçeyi verdikleri, bilirkişi ziraat mühendisinin beyanıyla, sanığın ve temyiz dışı sanığın suça konu parsellerde pamuk bitkisi ekimi yapmadığının belirlenip tespit edildiği, tüm dosya kapsamı itibarıyla sanık hakkında yüklenen eylemin sübut bulduğu ve özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

1. Suç tarihinin 2010 olduğu, sanık hakkında atılı suçtan verilen 18.02.2016 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 24.05.2016 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 14.06.2020 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 24.05.2016 ile 14.06.2020 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin 4 yıl 20 gün süre ile durduğu, durma süresi de dikkate alındığında suç tarihinden hüküm tarihine kadar zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği tespit edilmiştir.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.06.2024 tarihinde karar verildi.