Mahkumiyet
1- 2008 takvim yılında sahte fatura kullanma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında sanığın savunmasında, mükellef şirketin ortağı ve müdürü olduğunu, fatura aldıkları bir kısım şirketlerin batıp piyasadan kaybolduğunu, söz konusu faturaların mal ve hizmet karşılığı kesildiğini, kesinlikle sahte olmadığını söylemesi karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından;
a) Faturaları düzenleyen mükellef şirketler hakkında düzenlenen vergi raporlarının dosya arasına alınması,
b) Suça konu olan faturaları düzenleyen şirket yetkilileri hakkında sahte fatura düzenleme suçundan dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise, dosyalarının getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması,
c) Söz konusu şirket yetkililerinin CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kime verdiklerinin sorulması,
d)Gerektiğinde, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için; faturayı düzenleyen şirketlere ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgelerin; faturaları kullanan sanığın yetkilisi olduğu şirketin yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığına ilişkin belgelerin araştırılarak, faturaları düzenleyen şirketler ile kullanan sanığın ticari defterleri ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile mahkûmiyet hükmü kurulması Yasaya aykırı,
2- Kabule göre de;
a)Suça konu faturaların KDV de kullanılması nedeniyle suç tarihinin 25/12/2008 yerine "2008" olarak yanlış gösterilmesi,
b) Hükümden sonra 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 09/06/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.