Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi, varılan sonuç da yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Davacı, murisleri ile davalının hayvan ortakçılığı yaptıklarını, murisin vefatından sonra davalının ortaklığa konu hayvanları sattığını, paylarına düşen miktarı vermediğini öne sürmüştür.
Davalı adi ortaklık ilişkisini doğrulamış, ancak tüm masrafların kendisi tarafından karşılandığını savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece emekli Sayıştay denetçileri ve hukukçu bilirkişilerden alınan raporda, besi süresi içerisinde yayla kirası, çoban ücreti, veteriner ve ilaç gideri, nakliye, ahır kirası, su ve elektrik ücreti, vergi giderleri de gözönünde tutulmadan hesaplama yapılmıştır. Bilirkişilerin dava konusu olan hayvan ortakçılığı konusunda uzman olmadıkları tartışmasızdır. Uyuşmazlığın çözümünde Borçlar Kanununun 520 ve devamı maddelerindeki hükümler dikkate alınmalıdır. Talebin, ortaklığın fesih ve tasfiyesini de kapsadığının kabulü gerekir. O halde mahkemece ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmesi gerekli olup, BK'nun 538.maddesinde belirtildiği gibi tasfiye, bütün hesapların görülüp, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan dolayı olan ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesidir. Aynı Kanunun 530. maddesine göre yönetici ortak, diğer ortaklara hesap vermekle yükümlü olup, dava konusu olayda da, taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinde davalı yönetici ortak olduğundan, hesap vermekle yükümlüdür. Tasfiyenin BK’nun 539. maddesindeki sıra takip edilerek yapılmalıdır. Mahkemece öncelikle yönetici ortaktan, kurulduğu tarihten itibaren ortaklığın tüm muhasebesi ile ilgili defterler ve ortaklıkla ilgili tüm belge ve faturaların ibrazı ile ortaklıkla ilgili hesap listesinin istenilmesi, ortakların gerek tasfiye şekli gerekse hesap listesi üzerinde uyuştukları ve uyuşamadıkları noktaların saptanması, uyuşamadıkları noktalarda tarafların delil ve karşı delilleri sorulup toplanması, yönetici ortağın hesap listesi vermemesi durumunda hesap vermekten kaçındığı kabul edilmesi, bu durumda mevcut delillere göre hüküm kurulması, ortaklığa ait tüm gelir gider hesabı çıkarıldıktan, ortaklığın tüm aktif ve pasifi kesin olarak belirlendikten sonra, yapılması gereken harcama ve maliyet bedelleri ile elde edilebilecek gelir miktarının tespiti için, hayvan ortakçılığı, bakımı ve satımı konusunda uzman yerel bilirkişi, veteriner ve hesap bilirkişileri görevlendirilerek rapor alınması, bilirkişi kurulu aracılığıyla, verilen hesap listesinin, defter ve belgelerin yapılan iş ile uyumlu olup olmadığının belirlenerek denetiminin sağlanması, varsa üçüncü kişilere veya kurumlara olan borçları ortaklığın aktifinden mahsup edilmesi, ortaklardan her birinin ortaklığa verdiği avanslarla, ortaklık için yapmış oldukları masraflar, özellikle besi süresi içerisinde yayla kirası, çoban ücreti, veteriner ve ilaç gideri, nakliye, ahır kirası, su ve elektrik ücreti, vergi giderlerinin de gözönünde tutulması, vermiş oldukları sermaye iade edildikten sonra ortaklara paylaştırılması gereken miktarın belirlenmesi ve tasfiyenin bu şekilde tamamlanması gerekir.
Hal böyle olunca, mahkemece yukarıda açıklanan yöntem izlenerek adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin ödenen harcın istek halinde davalıya iadesine, 11.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.