Beraet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Mahkemece verilen 14/05/2004 tarihli asıl kararın katılan Hazine vekilinin yokluğunda verilmesi ve gerekçeli kararın da tebliğ edilmemiş olması nedeniyle, hükmü haricen öğrenmesi üzerine yaptığı temyiz başvurusunun süresinde olduğu, bu itibarla da 05/02/2010 tarihli Ek Kararın hukuki dayanaktan yoksun bulunduğu anlaşılmakla, temyiz isteminin (itirazın) reddine dair kararın kaldırılmasına ve işin esasının incelenmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar ... ve Saadet Bahar Yüksekkaya hakkında rüşvet almak ve rüşvet vermek suçlarından kurulan beraet hükümlerinin incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle ONANMASINA,
Sanıklar hakkında kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçundan kurulan beraet hükümlerinin incelenmesinde;
Sanıklara isnat edilen kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçunun 765 sayılı TCK'nın 504/7. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4. maddesinde belirtilen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımını kesen sorgu işlemleri ile inceleme tarihleri arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Sanıklardan ... ve Saadet Bahar Yüksekkaya hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraet hükümlerinin incelenmesinde;
Hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 40/2. maddesinde özgü suçlarda, özel faillik niteliği taşıyan kişilerin fail olabileceğinin düzenlenmiş olması karşısında, sanık ...´nin memur sıfatıyla işlediği resmi belgede sahtecilik suçuna sanıklar Fethi ile Saadet Bahar´ın fail olarak katıldığının kabul edilemeyeceği ve dolayısıyla sanıklar Fethi ile Saaadet Bahar´ın eylemlerinin asli-tali norm ilişkisi de gözetildiğinde 5237 sayılı TCK'nın 204/1. maddesinde tanımlanan resmi belgede sahtecilik suçuna uyacağı anlaşılmakla,
Sanıklara isnat edilen bu suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımını kesen sorgu işlemleri ile inceleme tarihleri arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraet hükmünün incelenmesinde ise;
Sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçu ile ilgili olarak soruşturma izni alınmadan yargılamaya devam edilmiş olması, sanık hakkında verildiği anlaşılan ve dosya arasında bir sureti bulunan Şanlıurfa Valiliği İl İdare Kurulunun 09/01/2003 tarihli soruşturma izni verilmesine yer olmadığına dair kararın kesinleşip kesinleşmediğinin belli olmaması ve bu karara dayanak teşkil eden ön inceleme raporunun ekleriyle birlikte dosyada bulunmaması karşısında, söz konusu karara karşı herhangi bir itirazın yapılıp yapılmadığının, kararın kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması, karara dayanak teşkil eden 06/01/2003 tarihli ön inceleme raporunun ekleriyle birlikte dosyaya getirtilmesi ve bundan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.