Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 119 ada 16 parsel sayılı 12233,58 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... tapu kaydına dayanarak dava açmış, yargılama sırasında mahkeme hükümlerine de dayanmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ...'ın tutunduğu 05.05.1987 tarih 18 sayılı tapu kaydının dava ve temyize konu 119 ada 16 parsel sayılı taşınmazı kapsamadığı, ayrıca davacının tespit gününde kendi yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğini kanıtlayamadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ...'ın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. Davacının 119 ada 16 parsel sayılı taşınmaza karşı davalının ismini ekli listede belirterek dava açtığı, dosyaya 119 ada 16 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslının alınıp keşfinde iş bu taşınmaz için icra edildiği böylece tüm dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazın 119 ada 16 parsel sayılı taşınmaz olduğu belirlenmesine rağmen maddi hata sonucu kısa karar ve hüküm yerinde dava konusu taşınmazın parsel numarasının 119 ada 6 parsel olarak yazılması, ayrıca davalı ...'nin yargılama sırasında vefat ettiği, buna karşılık davalı mirasçılarının davayı vekil eli ile takip ettiklerine dair bilgi bulunmadığı gibi dosyada mirasçılara ait vekaletnamede bulunmadığı ve de ölüm ile vekalet ilişkisinin sona ereceği nazara alınmadan davalı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmesi dahi isabetsiz, davacı ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 2 nolu bendinin 1.paragrafında yazılı bulunan “119 ada 6 parsel” sözlerinin hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine “119 ada 16 parsel” sözlerinin yazılmasına, ayrıca hükmün davalı yararına vekalet ücreti takdirine ilişkin olan 5 nolu bendinin hüküm yerinden tamamen çıkarılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 11.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.