SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, 5809 sayılı yasaya muhalefet

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan yapılan yargılamada şikayetçi Vodafone A.Ş.nin doğrudan zarar görmediği ve bu suçtan kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na (5809 sayılı Kanun) aykırılık suçundan sonuç olarak hükmolunan 1.000,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci madde uyarınca kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin sanık müdafiileri, sanık ... ve katılan Vodafone A.Ş vekilinin temyiz talebi yönünden incelenmesinde; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2014 tarihli ve 2014/100 Esas, 2014/341 Karar sayılı kararı ile,

A. Sanık ... hakkında;

a. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,

b. Mağdur ... ve Niğmet Gönülalan'a karşı resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı yasanın 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının e bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine
c. 5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5809 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası, ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,

B. Sanık ... hakkında;

a. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,

b. Mağdur ... ve Niğmet Gönülalan'a karşı resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı yasanın 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının e bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine
c, 5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5809 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, Karar verilmiştir.

Sanık ...; süre tutum dilekçesi vermiştir.
Sanık ... müdafi çıkartılan hatlardaki imzaların müvekkiline ait olmadığı, mahkemenin eksik araştırma ile hüküm kurduğuna ilişkindir.
Sanık ... müdafii temyiz talebi ;müvekkilinin cezalandırılması yönünde delil olmadığı, beraatine karar verilmesi gerektiği, cezanın bireyselleştirilmediği, lehe hükümlerin bir gerekçe belirtilmeksizin uygulanmaması sebebiyle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
Katılan Vodafone A.Ş vekilinin temyiz talebi ; beraat hükümleri yönünden mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği, ceza verilen hükümlerde ise cezanını alt haddinden daha fazla uzaklaşılması gerektiğinden bahisle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

1. Suç tarihinden önce tanışan sanıklar ... ve ...'ın hat açmak ve bu hatlar üzerinden cihaz alabilmek için ; sanık ...'ın ... adına düzenlenen sahte nüfus cüzdanı ile telefon bayiine başvurarak 02/07/2013 tarihinde 0546 603 53 13 ve ...numaralı faturalı cep telefonu hatlarını aldığı, sözleşmeleri sahte isimle imzaladığı, faturalı cep telefonlarının faturalarını katılan ... adına oluşmasını sağladığı,
Sanık ...'in de aynı kasıtla şikayetçi ...'ya ait nüfus cüzdanına kendi fotoğrafını yapıştırarak sahte nüfus cüzdanı oluşturduğu, bu nüfus cüzdanı ile 02.07/.2013 tarihinde telefon bayiine başvurarak ... numaralı hattı aldığı, bu hat üzerinden ayrıca faturaya yansıtılmak üzere bir adet I Phone 5 marka cep telefon makinesi, başka bir bayiden yine Mehmet Gökhan adına aldığı hat üzerinden HTC One marka cep telefonu makinesı aldığı, bu makinelere bilahare ikinci el olarak sattığı, sanık ...'ın böylece Vodafone Şirketine karşı kamu kurumunu aracı kılarak dolandırıcılık, ...'in Vodafone'ye karşı ...'nın kimliğini kullanarak dolandırıcılık suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmıştır.

2. Sanık ... suçu ikrar ederek diğer sanıkla birlikte temin ettiği nüfus cüzdanlarını kullanarak faturalı hat açtığını kabul etmiştir.

3. Sanık ... suçu ikrar ederek 02.07.2013 tarihinde Iphone 5 marka ve HTC one 8 marka iki cep teefonunu şikayetçi ... adına aldığını belirtmiştir.

4. Yapılan yargılama netcesinde; sanık ...'ın katılan ... adına Vodafone Şirketine müracaat ederek hat sözleşmesi aldığı, bu hatla konuşma yaptığı, konuşma bedellerini ödemediği, sözleşmeyi yaptığı sırada kamu kurumu olan Nüfus İdaresinin maddi varlıklarından olan nüfus cüzdanını kullandığı, sanığın böylece Vodafone Şirketine karşı kamu kurumunu aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği kanaatiyle ;
Sanık ...'in şikayetçi ... adına sahte olarak tanzim ettiği nüfus cüzdanı üzerinden hat çıkardığı, bu hat üzerinden kampanyalı olarak HTC One marka cep telefonu makinesi aldığı, bu hatla görüşme yaptığı, bu hattı ve kampanyalı telefonu alırken Nüfus İdaresinin maddi varlıklarından olan nüfus cüzdanını kullandığı, dolayısıyla kamu kurumunu aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği kanaatiyle ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulmuştur

A. 5809 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıklar hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükümlerin kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan yapılan yargılamada şikayetçi Vodafone A.Ş.nin doğrudan zarar görmediği ve bu suçtan kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılmakla temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

C. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1. Her ne kadar sanık ... sadece HTC marka cep telefonunu sahte oluşturulmuş nüfus cüzdanıyla alması sebebiyle cezalandırılmış ise de; iddianame içeriğine göre sanığın 02.07.2013 tarihinde ...Vodafone Bayisine yine şikayetçi ...'ın 10.05.2012 tarihinde açmış olduğu... numaralı hat üzerinden şikayetçinin sahte oluşturulmuş nüfus cüzdanını kullanarak I Phone 5 marka cep telefonuda aldığı ve bu eylemin mahkemesince değerlendirilmediği görülmekle, sanığın eyleminin aynı suç işleme iradesiyle katılan Vodafone' ye karşı zincirleme suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi,

2. Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanarak birinci kez mükerrir olmasına karar verilmiş ise de, sanığın ikinci kez mükerrir olduğu ve hakkında 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenen "ikinci defa tekerrür" hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

D. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş,
Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanarak birinci kez mükerrir olmasına karar verilmiş ise de, sanığın tekerrüre esas alınan Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/88 Esas 2009/852 Karar dosyasında mükerrir olduğu, bu sebeple sanığın ikinci kez mükerrir olduğuna dair karar verilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

A. 5809 Sayılı Kanun'a Aykırılık ve Resmi Belge Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2014 tarihli ve 2014/100 Esas, 2014/341 Karar sayılı kararına yönelik şikayetçi Vodafone A.Ş.'nin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde (C) ve (D) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2014 tarihli ve 2014/100 Esas, 2014/341 Karar sayılı kararında sanıklar müdafii sanık ... ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görülerek hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.03.2024 tarihinde karar verildi.