Dava, 506 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaşlılık aylığı alanların aylığında yapılan artış oranları dikkate alınarak alması gereken yaşlılık aylıklarının tespiti ile eksik ödenen yaşlılık aylıkların yasal faizi ile davalı vakıftan tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1-Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre sair temyiz itirazlarının reddine,

2-Açıldığı tarihteki mevzuat hükümlerine uygun olan davanın, yasal dayanağını oluşturan düzenlemenin, yargılama sürecindeki yasa değişikliğiyle ortadan kalkması nedeniyle reddinde, tarafların sorumluluğu bulunmadığı halde; her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirileceği yönündeki usul kuralından hareketle davacının, davada haksız çıkan taraf olarak nitelenip vekalet ücretiyle sorumluluğuna hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

Hüküm fıkrasında davalı yararına vekalet ücreti takdirine ilişkin (1) numaralı bendin silinerek hüküm fıkrasından çıkarılmasına, harç, yargılama giderleri ve avans ile ilgili bentlerin “2,3,4” olan sıra numaralarının silinerek, yerine, sırasıyla “1,2,3” numaralarının yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.