Zincirleme basit zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği ve zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden artırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği halde temel ve sonuç cezaların eksik olarak tayini ile yüklenen suçları 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından, suç tarihindeki ekonomik koşullar ile Dairemiz uygulamalarına nazaran zimmete konu 6.403,21 TL'nin değer azlığı sınırında kaldığı ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 249. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, kazanılmış hak nedeniyle sonuç cezaya etkili olmadığından bozma nedeni sayılmamış, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre zimmet suçu bakımından sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezanın 1 yıl 6 ay 28 gün üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken sanığın 1 yıl 6 ay 28 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ve aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin 6. paragrafının "1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi ve aleyhe değiştirme yasağı ile kazanılmış hakkı gözetilerek sanığın infaz edilmesi gereken sonuç cezasının 1 yıl 6 ay 28 gün hapis cezası olarak belirlenmesine," şeklinde değiştirilmesi suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK, bozmaya uyularak gereği yerine getirilmiş, delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle eleştirilen husus dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun olan kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği ve zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin DOĞRUDAN ONANMASINA 19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.