Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesine uygun olarak aynı Kanun'un 31. maddesinin, 168. maddesinden önce uygulandığının anlaşılması karşısında bu yönde tebliğnamede eleştiri getiren düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya kapsamından; suça sürüklenen çocuğun, 3.6.2011 tarihinde suça konu telefon dışında başka bir telefon vererek, müştekinin suçtan doğan zararını soruşturma aşamasında giderdiği ve bu halde TCK nın 168/1 maddesi uyarınca verilecek cezada 2/3 oranındaki indirimin doğru yapıldığı ancak indirim oranının ½ olarak yazıldığı; sürüklenen çocuk hakkında TCK nın 142/2-b, 31/3,168 ve 62. maddeleri uygulanarak, hükmedilen hapis cezasının 6 ay 20 gün olarak doğru şekilde belirlendiği, fakat TCK nın 50. maddesi ile uygulama yapıldığı sırada, “ 6 ay 20 gün” yerine “10 ay” ibaresinin yazıldığı anlaşılmakla, neticeten belirlenen 4000 TL adli para cezasına doğru olarak hükmedildiğinin anlaşılması karşısında, belirtilen yazım hatalarının mahallinde düzeltilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; atılı suçun, suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;