SUÇLAR: Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanığın 28.11.2014 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olup kesinleşmesi nedeniyle, açıklanması geri bırakılan hüküm aynen açıklanarak sanık hakkında,

1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca, 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteğinin; hükümleri temyiz etmek istediğine ve resen görülecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.

1. Sanık ile temyiz dışı sanıkların komşuları ile aralarında çıkan tartışma üzerine olay yerine intikal eden polis memuru katılanların olaya müdahale ederek şikâyet nedeniyle sanık ile temyiz dışı sanıkların emniyete götürülme aşamasında, görevli polis memurlarına direndikleri, aralarında itiş kakış meydana geldiği ve sanığın katılanlara yönelik "Sizin ananızı avradınızı s....ceğiz, siz öldünüz,ne olursanız olun, polis de olsanız yaşamayacaksınız." dediği iddiasıyla sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından açılan davada, 01.01.2011 tarihli olay tutanağına, katılanların aşamalardaki beyanlarına ve tanıklar Y.D., M.D., C.P., E.Ö. ile F.E.'nin beyanlarına göre sanığın iddianamedeki sözleri söylediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.

2. Sanığın atılı suçları kabul etmediği anlaşılmıştır.

3. Katılanların aşamalardaki beyanları uyumludur.
4. 01.01.2011 tarihli olay tutanağı ile tanıklar Y.D., M.D., C.P., E.Ö. ve F.E.'nin beyanları dosya içinde mevcuttur.

A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükme Yönelik

1. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Tüm dosya kapsamı, katılanların aşamalardaki beyanları ile tanıklar Y.D., M.D., C.P., E.Ö., ve F.E.'nin beyanlarına göre sanığın atılı suçu işlediğine, sanık hakkında daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve sanığın denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği anlaşıldığından, Mahkemece, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası gereğince sanık hakkındaki hüküm açıklandığından, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.

2. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın eylemini birden fazla görevliye karşı işlediğinin kabulü karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
İddianame içeriğine, mahkeme kabulüne ve katılanların aşamalardaki beyanlarına göre sanığın katılanlara yönelik sözlerinin kül halinde görevi yaptırmamak için direnme suçunun tehdit unsurunu oluşturduğu gözetilmeden ayrıca hakaret suçundan hüküm kurulması,

Nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemece verilen hükümde sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.03.2024 tarihinde karar verildi.