HÜKÜMLER: Mahkumiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yatağan Cumhuriyet Başsavcılığının 26.05.2016 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Yatağan Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25.10.2018 tarihli kararıyla sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 30.03.2021 tarihli kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine ilk derece mahkemesinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararlarının kaldırılmasına, sanıkların, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 4 yıl hapis cezası ile mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
1.Sanık ...'nın temyiz isteği; soyut iddia ve yorumlara dayalı olarak karar verildiğine, atılı suçu işlemediğine, eksik araştırma ile karar verildiğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık ...'in temyiz isteği; soyut iddia ve yorumlara dayalı olarak karar verildiğine, olaya iştirakinin bulunmadığına, atılı suçu işlemediğine, mağdurun çelişkili beyanlarına dayanılarak ceza tayin edildiğine, hatalı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
3.Sanık ...'nin temyiz isteği; soyut iddia ve yorumlara dayalı olarak karar verildiğine, sübuta, mahkumiyete yeterli somut delil bulunmadığına, suçun nitelikli halinin uygulanamayacağına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
Dava konusu olay, sanıkların olay tarihinde birden fazla kişiyle cebir kullanmak suretiyle mağduru darp edip, zorla araca bindirerek Çamlık mevkiine götürmek ve orada tutmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince; yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiği sabit olmadığından bahisle sanıklar hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; ".. sanıkların olay günü mağduru, sanıklardan Ali'nin evinde gerçekleşen bir hırsızlık olayı nedeniyle sorgulamak için bulunduğu yerden alıp tenha bir yere götürdükleri uzunca bir süre yanlarında tuttukları, darp ettikleri sonrasında mağduru tekrar Yatağan ilçe merkezine götürüp bıraktıkları bu şekilde sanıkların üzerlerine atılı cebir ve tehdit kullanmak suretiyle doğrudan doğruya birlikte hareket ederek birden fazla kişi ile Kişi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçunu işledikleri anlaşıldığından..." şeklindeki gerekçeyle ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının kaldırılarak sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
1.Dava dosyası içeriği, mağdur beyanları, mağdur hakkında düzenlenen adli rapor, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, tanık beyanları, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığından, sanık ...'nın, atılı suçu işlemediğine, eksik araştırma ile karar verildiğine, sanık ...' in, olaya iştirakinin bulunmadığına, atılı suçu işlemediğine, mağdurun çelişkili beyanlarına dayanılarak ceza tayin edildiğine, sanık ...' nin, sübuta, mahkumiyete yeterli somut delil bulunmadığına, suçun nitelikli halinin uygulanamayacağına, kararın bozulması gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 30.03.2021 tarihli kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yatağan Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2024 tarihinde karar verildi.