Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli ve 2013/692 Esas, 2016/319 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz isteği; suçun yasal koşullarının oluşmadığı, suçun subut bulması halinde ise eylemin 5809 yasa kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, bu sebeple hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

1. Sanık hakkında katılan ......nin adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını kullanarak, katılanın bilgi ve rızası dışında katılan adına ... numaralı GSM abonelik sözleşmesi düzenletmek suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

2. Sanık sorgusunda; suçu inkar ederek kendisine iftira atıldığını belirtmiştir.

3. Katılan suça konu hattın bilgi ve rızası dışında çıkarıldığı, hattın borcu nedeniyle icra takibi başlatıldığından bahisle şikâyetçi olduğu anlaşılmıştır.

1. Sanığın katılan adına sahte oluşturulmuş nüfus cüzdanı kullanarak bir adet GSM abonelik sözleşmesi imzalamaktan ibaret eyleminin; suç tarihinden önce 10.11.2008 tarihli ve 27050 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun (5809 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez" ve beşinci fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ön ödemeye ve basit yargılama usulüne tabi 5809 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması,

2. Kabule göre de, hükümden sonra 05.07.2022 tarih ve 31887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi ile 5809 sayılı Kanun'a eklenen “Dava ve Cezaların ertelenmesi” başlıklı Geçici 7 nci madde ile “Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir.” hükmü gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması
Nedeniyle hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli ve 2013/692 Esas, 2016/319 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.03.2024 tarihinde karar verildi.