Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı banka ile devren birleşen Etibank A.Ş. ile davalı ...Ş. arasında imzalanan sigorta sözleşmesi gereğince, Etibank A.Ş. şubelerinde meydana gelen hasarların sigortalandığını, bu kapsamda değişik tarihlerde toplam 6.615,50 TL tutarında hasar oluştuğunu, hasarların tazmini için davalı ... şirketine yapılan başvurunun sonuç vermediğini, alacağın tahsili için Şişli 3. İcra Müdürlüğü'nün 2006/24125 sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, icra takip tarihine kadar işlemiş faizin 21.616,71 TL olduğunu, faizin BSMV'si 1.080,84 TL ile birlikte toplam 29.313,05 TL'nin tahsili için icra takibi yapıldığını, davalının itiraz dilekçesinde borcun sadece 490,23 TL'lik kısmını kabul ettiğini, fazla kısma haksız itirazı ile takibin durduğunu öne sürerek; davalının icra takibinin 29.189,26 TL kısmına yaptığı itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, icra takibinde yaptıkları itirazları tekrar ettiklerini, davacı belgelerinde noksanlıklar bulunduğunu, alacağın sadece 490,23 TL'lik kısmının kabul edilip icra dosyasına 02.l0.2006 tarihinde ödendiğini, bir kısım hasar bildirimine karşılık ödemelerin yapıldığı, bir kısmının ise reddedildiğini, zira davacının süresinde hasar ihbarında bulunmadığını, alacaklarına dair fatura bilgilerine yer vermediğini, alacağa dayanak teşkil eden hasar dosyalarının bildirilmesi halinde cevap verilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki deliller ve özellikle tarafların sunduğu yazışma içeriklerinden anlaşıldığı üzere davacı bankanın davalı ... şirketinden talep edebileceği asıl alacak tutarı 5.233,99 TL olduğu, Eski Etibank kayıtlarının tam olarak temin edilememesi nedeniyle hasar bildirim tarihleri somut olarak tespit edilemediği, davalı ... şirketinden de hasar dosyaları temin edilememiş olup dosyadaki yazışmalara göre davalı ... şirketinin 02.03.2001 tarihinden önce temerrüde düştüğünün anlaşıldığı, bu nedenle 02.03.2001 tarihinden itibaren avans faizi talep edilmesi haklı bulunduğu gerekçesiyle davalının İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün (Eski Şişli 3.İcra Müdürlüğünün) 2006/24125 sayılı takibine yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 19.533,34 TL üzerinden devamına, asıl alacak 5.235,99.TL 'ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, kabul edilen alacak kısmı belirli ve likit bulunduğundan % 40 icra inkar tazminatı tutarı 7.813,33 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece verilen kararın eksik inceleme ile verildiğini, mahkemece hesaplanan bedelin eksik olarak belirlenmesinin gerekçelendirilmediğini, dosya kapsamındaki bilirkişi raporları arasında çelişki olduğunu, hasarın 6.615,50 TL yerine 5.235,99 TL olarak hesaplanmasının yerinde olmadığını, temerrüt tarihinin davalı ... şirketine yapılan başvuru tarihi olan 01.09.1999 tarihi olarak belirlenmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan sigorta bedeli istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, Yangın Sigortası Genel Şartları.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.