Taraflar arasında görülen davada İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.08.2010 tarih ve 2010/711 - 2010/711 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz kararına itiraz eden vekili, ihtiyati haciz kararını veren mahkemenin yetkili olmadığını ve karara konu olan alacağın ipotek ile teminat altına alındığını bildirerek yokluğunda verilen ihtiyati haciz kararına itiraz etmiştir.
Mahkemece, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun geçici 2. maddesi gereğince Seferihisar İlçesi'nin Büyükşehir Belediyesi sınırlarında kaldığı, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 24.03.2005 gün ve 188 sayılı kararı uyarınca, İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetki sınırının İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde kalan tüm idari birimleri kapsadığı, alacaklının kefil bakımından rehnin paraya çevrilmesi yoluna gitmeden de ihtiyati haciz yoluna başvurabileceği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, itiraz eden vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre itiraz eden vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Talep, genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve kefil sıfatıyla imzalayan borçlu hakkında verilen ihtiyati haciz kararına itiraz istemine ilişkindir. İİK’nun 45.maddesinde bir borç için borçlu lehine ipotek tesisinin ancak asıl borçlulara ipotek miktarınca başvurulmasına engel olacağı düzenlenmiş olup, bu husus kefillere başvurmaya engel oluşturmaz. Bu durumda, mahkemece, muteriz tarafından verilen ipoteğe ilişkin ilgili akit tablosu celbedilip incelenerek davalının kefaleti nedeniyle verilmiş bir ipotek olup olmadığı belirlendikten sonra oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle itiraz eden vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle itiraz eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın itiraz eden yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.