Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2015 tarihli ve 2014/195 Esas, 2015/24 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2015 tarihli ve 2014/195 Esas, 2015/24 Karar sayılı kararının sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 11.11.2020 tarihli ve 2018/5861 Esas, 2020/6796 Karar sayılı kararı ile sanık müdafinin geçerli mazeret dilekçesi verdiği anlaşılmakla, mazeretin kabulü ile duruşmanın başka bir güne ertelenmesi gerekirken, Mahkemece mazeret talebinin reddine karar verilerek yargılamaya devamla hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma üzerine Ankara 25.Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2022 tarihli ve 2021/30 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddesiuyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık müdafii, sanığın tekerrüre esas sabıkası nedeniyle TCK 50,51 ve CMK 231/5 maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına dair karar verildiğini, yasal koşullar oluşmasına rağmen lehe hükümlerin uygulanmadığını beyan ederek bozulması istemi ile hükmü temyiz etmiştir.

1.Olay tarihinde kolluk görevlilerince yapılan uygulama sırasında şüphe üzerine durdurulan araçta bulunan sanığın Oğuz Gündoğmuş adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı ibraz ettiği ve ancak kolluk görevlilerince belgenin sahteliğinden şüphelenilmesi üzerine başlatılan soruşturmada; kriminal rapor uyarınca külliyen sahte olarak düzenlendiği belirlenen nüfus cüzdanı yönünden sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddia olunmuştur.

2.Sanık savunmasında; infazı olduğundan dolayı daha önce kimlik fotokopisini eline geçirmiş olduğu Oğuz Gündoğmuş isimli kişi adına düzenlettiği kimliği polis memurlarına ibraz ettiğini beyan etmiştir.

3.Kriminal raporda; suça konu nüfus cüzdanının tamamen sahte olarak oluşturulduğu ve aldatıcılık niteliğine haiz olduğu tespit edilmiştir.

4.Mahkemece sanığın üzerine atılı suçu işlediği kabulü ile mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

1.Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, hükümden önce, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 25.Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2022 tarihli ve 2021/30 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.06.2024 tarihinde karar verildi.