İNCELENEN KARARIN;

İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.01.2019 tarihli ve 2018/246 Esas, 2019/26 sayılı Kararı ile sanık hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 19.12.2019 tarihli ve 2019/535 Esas, 2019/692 sayılı Kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.02.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanığın temyiz istemi özetle;
-Usul ve kanuna aykırı mahkumiyet kararı verildiğine,
-Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin terör örgütü propagandası yapma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

3713 sayılı Kanunun 7/2 nci fıkrasında tanımlanan terör örgütünün propagandasını yapma suçunun unsurları 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değiştirilerek ''Terör örgütünün, cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek şekilde'' propaganda yapmayı yaptırıma bağlamıştır.
Somut olayda Mayıs ayı şehitlerini anma bahanesiyle İstanbul Üniversitesi Beyazıt Merkez Kampüsü içerisindeki toplanan ve kendilerini PKK/KCK terör örgütünün gençlik yapılanmalarından DEM-GENÇ olarak adlandıran gruba mensup öğrencilerin sarı zemin üzerine kırmızı ve yeşil renklerle yazılmış "Hakilerle partileştik, Agitlerle ordulaştık, önderliğin çizgisinde DEM - GENÇ ile özgürlüğe" yazılı ve üzerinde terör örgütü lideri ... Öcalan'ın siluetinin bulunduğu bir adet pankartı ve siyah zemin üzerine sarı ve kırmızı renklerle "Mayıs Ayı Şehitlerine sahip çık! DEM-GENÇ" yazılı pankartı astıkları ancak asılı olan pankartların kimin astığını gösteren her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli delil bulunmaması karşısında 3713 sayılı Kanunun 7. maddesinde yazılı silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçundan sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,

2. Kabul ve uygulamaya göre de;
Terör örgütü propagandası suçundan verilen cezanın, sanığın atılı suçu üniversite yerleşkesinde işlemesi sebebiyle 3713 sayılı Kanun'un suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7/3 fıkrası uyarınca artırılması gerekirken eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 19.12.2019 tarihli ve 2019/535 Esas, 2019/692 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2024 tarihinde karar verildi.