Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacının sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin reddine, geçici iş göremezlik isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline 12.11.2013 tarihinde trafik sigortasız aracın çarpması neticesinde yaralandığını, kusur incelemesi yaptırılmasını talep ettiklerini, kaza tarihinde bilgisayar programcılığı 2. sınıf öğrencisi olan davacının ayrıca temizlik şirketinde çalıştığı ve aylık 2.500,00 TL geliri olduğunu belirterek belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada şimdilik sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı için 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetkisiz mahkemede açılan davanın araç malikine ihbar edilmesi gerektiğini, davacının daha önce kuruma başvuru yaptığını, eksik evrakların ikmalinin istendiğini, ancak söz konusu davanın ikame edildiğini, savcılık soruşturma neticesi yada açılmışsa ceza mahkemesi sonucunun beklemesini, işleten hakkında dava açılmadığını bu nedenle davanın reddi gerektiğini, kusur oranı ve teminat limiti ile sınırlı sorumlulukları olduğunu, davacının kazada müterafık kusuru varsa belirlenmesini, 2.500,00 TL gelir elde edildiği beyan edilmişse de bunun bir bordro ile belgelenmediğini, davanın açılmasına sebep olmadıkları bu nedenle dilekçede belirtilen faiz başlangıç tarihi ve faizi kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı ile belirtilen kararı ile; 12.11.2013 tarihinde sürücüsü tespit edilemeyen aracın davacıya çarpması neticesinde davacının yaralandığı, sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğu, maluliyetinin belirlenmesi maksadı ile Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığında muayenesi yaptırılarak raporunun düzenlendiği, kaza nedeni ile davacının 3 ay geçici iş göremezliğinin olduğu, sürekli iş göremezlik durumunun olmadığı, kusur durumunun belirlenmesi maksadı ile alınan kusur raporu ile sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücünün arkadan çarpma kuralını ihlal ettiği ve kazada %100 oranında kusuru bulunduğu, alınan hesap raporu ile 3 aylık geçici iş göremezlik tazminatı alacağının 2.653,74 TL olduğunun belirlendiği gerekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, 2.653,74 TL geçici iş göremezlik tazminatının 24.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kaza nedeniyle davacıda kalıcı maluliyet meydana geldiğini, travma sonrası stres bozukluğu oluştuğunu, sabit eser meydana geldiğini, Adli Tıp’tan rapor alınması gerektiğini, ayrıca emsal gelir araştırması yapılmadığını belirtmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunda davacının sürekli iş göremezlik gücünü kaybetmediği, 3 aylık geçici iş göremezlik süresinin olduğu, davacının istinafı üzerine Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından verilen raporda davacıda meydana gelen sol gögüs bölgesi 24 cm'lik yaranın estetik kusur mahiyetinde olduğu, ve travma sonrası stres bozukluğu bulunmadığının bildirildiği, davacının polislik ve bekçilik sınavına kabul edilmediği için ekonomik zararı olduğunu iddia ettiği, Polis Akademisi Başkanlığına bu konuda yazılan yazıya verilen 06.10.2021 tarihli cevabi yazı ile davacının sınavlarda başarısız olmasının nedeninin mülakat aşamasını geçememesi ve fiziki yeterlilik sınavını yeterli sürede tamamlayamamış olduğu dolayısıyla davacı taraf kaza sonrası meydana gelen yara nedeniyle ekonomik anlamda zarara uğradığı hususunu kanıtlayamadığı, davacının istinaf başvuru kabul edilerek açıklanan şekilde araştırma yapıldığı, ancak davacının göğsünde bulunan yara nedeniyle ekonomik anlamda zarara uğradığını kanıtlayamadığı, bu nedenle sadece geçici iş göremezlik tazminatına hükmedildiği gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacının sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin reddine, geçici iş göremezlik tazminatı isteminin kabulü ile 2.653,74 TL tazminatın 24.01.2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerde kararın bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın davacı sürücüye 12.11.2013 tarihinde çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54'üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacının kaza nedeni ile ekonomik kayıp yaşadığını ispat edememiş olması, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacı istinaf gerekçeleri duruşmalı olarak incelenmiş ve sonuç itibari ile kararda değişiklik yapılmadığı anlaşılmakla davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 12.11.2013 tarihinde meydana gelmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; ilk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından davacının maluliyetinin belirlenmesi amacıyla raporlar alınmıştır. 29.04.2015 tarihli raporda davacının vücut çalışma gücünde azalma olmadığı, 3 ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı kanaatine varılmış, 10.09.2020 tarihli raporda ise davacının yüzünde estetik kusur mahiyetinde arıza olmadığı, travma sonrası stres bozukluğunun bulunmadığı, yine 11.01.2021 tarihli raporda davacının göğüs bölgesinde bulunan skarların estetik kusur mahiyetinde olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiş ise de söz konusu raporlar hüküm kurmaya elverişli değildir. Zira, davacının maluliyeti olup olmadığının belirlenmesinde hangi yönetmelik hükümlerinin esas alındığı belirtilmemiştir. Davacı vekili tarafından raporlara itiraz edilerek maluliyetin tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumuna dosyanın sevkini talep ettiği, ancak talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan (kaza tarihinde Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre rapor düzenlenmesi gerekir ise de Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği eki sadece % 60 oranındaki maluliyeti belirlemek için düzenlenmiş olduğundan) Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu 3 İhtisas Kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3. Davacı vekili müvekkilinin bilgisayar programcılığı bölümü öğrencisi olduğunu belirterek emsal ücret cevaplarının esas alınarak hesaplama yapılmasını talep etmiştir. Dosyaya ibraz edilen belgelere göre davacının bilgisayar programcılığı bölümü öğrencisi olduğu anlaşılmakla, alınacak maluliyet raporu ile sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi halinde, davacının mezun olduğunda iş bulma süresi ve mesleğine göre emsal gelir araştırması yapılması, ilgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından mezuniyetinden itibaren ne kadar sürede iş bulabileceği, emsal gelirin ne kadar olduğu hususlarını belirtir evrakın temin edilmesi, bu hususta bilirkişi incelemesi yapılarak tazminat hesabının asgari ücretin üzerindeki (hakkaniyete ve dosya kapsamına uygun biçimde belirlenecek) gelirin hesaplamada esas alınması gerekmektedir.
Açıklanan sebeplerle;
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümünün (2 ve 3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.