Bedelsiz senedi kullanma suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa atılı bedelsiz senedi kullanma suçunun 5237 sayılı TCK'nın 7. ve 5252 sayılı TCK'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. madde hükümleri karşısında; TCK’nın 156/1. maddesi kapsamında kanunun gerektirdiği cezalarının türleri ve üstsınırları itibariyle tabi oldukları zamanaşımı süresi itibariyle 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e,67/2-a ve 67/3 maddelerinde isnat edilen suça göre, öngörülen zamanaşımını kesen son işlem olan savunmasının alındığı 01/03/2010 tarihinin olduğu sorgusu dışında sonraki tarihlerde dava zamanaşımı süresini kesen başkaca bir işlem bulunmadığı, bu işlemden temyiz inceleme gününe kadar 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e. maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden CMUK'nın 322. maddesinde verilen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının vâki zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 17/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.