Taraflar arasındaki orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Çekişme konusu ... ili ... ilçesi...Mahallesi 41 ada 12 parsel olup bu yer 1956 yılında yapılan kadastro çalışmalarında tarla ve çalılık vasfında 12.386 m2 yüzölçümünde Hazine adına tescil edilmiş, 6831 ... Orman Kanuna göre orman kadastro çalışmalarının 16.09.1973 tarihinde askı ilanına çıkarıldığı, 16.09.1974 tarihinde kesinleştiği, 2015 yılında yenileme kadastrosu çalışması yapıldığı, 28.12.2016 tarihinde askı ilanına çıkarılıp eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen 6831 ... Orman Kanun'un (6831 ... Kanun) 2/B madde çalışması uygulaması bulunmaktadır.
Davacı dava dilekçesinde, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 41 ada 1 pafta 12 parselde Hazine adına kayıtlı bulunan gayrimenkulde 1955 yılından beri zilyet olarak bulunduğunu, toplamda 12.386 m2 taşınmazın babalarından intikal eden yaklaşık 8 dönüm civarındaki arazi üzerinde meyve ve fındık ağaçlarının orman adına tescil görüp başka kimse adına yazılmayan kısmının muris babalarının mirasçıları adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 17.10.2018 tarihli celsedeki beyanında dava konusu taşınmazın 2/B kapsamında olduğunu ve buna yönelik araştırma yapılmasını talep etmiştir.
Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesi ile; bir yerin 6831 ... Orman Kanunu'nun 2/B maddesine göre orman sınırları dışına çıkartılmasına orman kadastro komisyonlarının karar verebildiklerini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesi ile; Ormanların kamu malı olduğunu, özel mülkiyete konu olamayacağını, ... açısından husumet itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Davacının dava konusu taşınmaza ilişkin olarak 2/B maddesi uygulaması yapılması konusunda idareyi zorlayıcı nitelikte dava açma imkanı bulunmadığı, bu duruma göre davacının davada aktif dava ehliyeti olmadığı gerekçesiyle açılan davanın usulden reddine" karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama aşamasında hazırlanan bilirkişi raporlarının eksik inceleme ve araştırma sonucunda hatalı bir şekilde oluşturulduğunu, dosyada tefrik yapılması gerekirken bu hususun göz ardı edildiğini, istinaf talebinin kabulü ile usul ve Kanuna aykırı olarak verilen yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; "6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarma işleminin Hazine adına yapıldığı ve gerçek kişilerin bu yolda idareyi zorlayıcı şekilde dava açamayacağı, davacının bu davada aktif dava ehliyeti bulunmadığı ve dava konusu yerin 2/B madde uygulamasına konu edilmesini istemekte hukuki yararı bulunmadığı göz önünde bulundurularak davacı tarafın yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiş, davacı vekili tarafından istinaf sebepleriyle benzer şekilde karar temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.