HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY OLGULAR
KDZ. Ereğli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli ve 2014/63 Esas, 2015/345 Karar sayılı kararı ile; dahiliye uzmanı olarak görev yapan sanığın muayene sırasında mağdure ...'nın üst kıyafetini kaldırarak sırtının her yerinde elini gezdirdiği, elini mağdurenin kıyafetinin içerisinden sokarak iç çamaşırının içerisinden göğsünü avuçladığı, şikâyetçi ...'ın tansiyonuna bakarken şikâyetçinin iki bacağının arasına kendi bacağını soktuğu, şikâyetçinin elini tuttuğu, başörtüsünü kokladığı, açıkta olan göğüs uçlarını parmaklarının uçlarıyla uzun süre ellediği, elleriyle şikâyetçinin yüzünü, dudaklarını ve yanaklarını ellediği, şikâyetçinin sanıkla burun buruna gelmeleri üzerine sanığı ittirdiği şeklinde kabul edilen olayda cinsel saldırı suçundan şikâyetçi ve mağdure yönünden ayrı ayrı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2'şer yıl 6'şar ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Tanıkların halen aynı hastanede çalışmaları nedeniyle etki altında kaldıklarını, şikâyetçinin beyanı dışında delil bulunmadığını, suç duyurusunun şikâyetçinin hastane yönetimince aranmasından sonra gerçekleştiğini, kamera kayıtlarının istenmediğini ve sanığın birlikte çalıştığı diğer kişilerin dinlenmediğini beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
1. Zonguldak Ereğli Devlet Hastanesinde doktor olarak çalışan sanığın olay günü muayene ettiği sırada cinsel saldırıda bulunduğu, mağdure ve şikâyetçi üzerinde kamu görevinden kaynaklanan nüfuzunun olmadığı, zira sanığın nüfuzunun bulunduğunun kabulü için görevinin mağdure ve şikâyetçi üzerinde güç ve otorite oluşturması, bu otoritenin mağdure ve şikayetçinin direncini kırması ve bu nedenle çekinerek karşı koyamamalarının gerektiği, bunun gerçekleşmesi için de sanığın görevinin şikâyetçi ve mağdure yönünden zorunlu ve icbar edici nitelik taşımasının zaruri olduğu, dolayısıyla sadece görevinin sağladığı kolaylıktan faydalanarak eylemlerini gerçekleştirilmesi halinde nüfuzun kötüye kullanıldığının kabulünün mümkün olmadığı, esasen 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi gereğince yapılacak artırımın kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması haline münhasır olup, dosya içeriğine göre şikâyetçi ve mağdure üzerinde nüfuzu bulunmayan sanık hakkında tayin olunan cezaların 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca artırılmayacağı, sanığın eylemlerinin bu haliyle aynı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen şikâyete tabi nitelikteki suçu oluşturduğu, mağdure ...'nın emniyet ifadesi ve talimat duruşmasında, şikâyetçi...'ın ise savcılık ifadesinde sanık hakkında şikâyetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında sanığa şikâyetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorulduktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Mahkemenin kabulüne göre; karar başlığında cinsel saldırı olması gereken suç adının basit cinsel saldırı olarak yazılması, duruşma beyanında sanık hakkında şikâyetçi olan ancak davaya katılma talebinde bulunmayan şikayetçi...'ın mağdure olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle KDZ. Ereğli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli ve 2014/63 Esas, 2015/345 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.03.2024 tarihinde karar verildi.