SUÇLAR: Cinsel saldırı, konut dokunulmazlığının ihlali, kişilerin huzur ve sükununu bozma
Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında cinsel saldırı, konut dokunulmazlığının ihlali ile kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.05.2015 tarihli ve 2015/96 Esas, 2015/595 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın, olay günü ve öncesinde katılan ...'yı birden çok kez arayıp gece vakti de adı geçenin ikametine balkon kısmından girerek seslere uyanan katılan ...'nın kollarından kendisine tutup çekiştirdiği sırada alt katta ikamet eden katılan ...'nın babası katılan ...'in ikametin kapı ziline basması üzerine sanığın olay mahallinden ayrıldığının kabulü ile teşebbüs aşamasında kalan cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; konut dokunulmazlığının ihlali suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın katılan ...’yı rahatsız etme saiki ile hareket etmediğine ve birden fazla arama kaydı olmadığından kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunun kanuni unsurları itibariyle oluşmadığına, sanığın katılan ...’nın vücudunda cinsel maksatla temas olmadığına, sanığın alkolün etkisi ile ikamete girmesine karşın suç kastı olmadığından konut dokunulmazlığının ihlali suçunun oluşmadığına, Mahkeme kabulüne göre de sanık lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
A. Konut Dokunulmazlığının İhlali ile Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
1. Sanığın yargılama konusu eylemlerinden konut dokunulmazlığının ihlali suçunun düzenlendiği 5237 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun düzenlendiği 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 21.05.2015 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu belirlenmiştir.
3. Bozma sebebine göre Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.
B. Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
1. Oluşa uygun kabule göre sanığın duygusal hisler beslediği katılan ...'yı olay öncesinde birkaç kez arayıp ulaşamayınca gece vakti alkollü vaziyette iken yalnız yaşadığını bildiği katılanın ikinci katta bulunan ikametine balkondan giriş yapıp koridorda karşılaştığı katılanın bağırması üzerine kolundan tutarak kendisine doğru çekmeye çalışması karşısında cinsel maksatla katılanın vücuduna fiziksel temasta bulunan sanığın eyleminin tamamlandığı haliyle sarkıntılık aşamasında kaldığı gözetilerek hüküm kurulması gerekirken eylemin teşebbüs aşamasında kaldığının kabul edilerek yazılı şekilde kurulan hükümle eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Bozma sebebine göre Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.
A. Konut Dokunulmazlığının İhlali ile Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle; Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2015/96 Esas, 2015/595 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle; Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.05.2015 tarihli ve 2015/96 Esas, 2015/595 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca sanığın sonuç ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,18.03.2024 tarihinde karar verildi.