Dava dilekçesinde 4.000 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen, 15.000 TL manevi tazminatın ise davalı ...'dan faiz ve masraflarla birlikte tahsili istenilmiştir. Mahkemece maddi tazminat isteminin her iki davalı yönünden reddi, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde; davacı ile davalı ...'ın 04.01.2007 tarihinde nişanlandıkları, davacının evlenip yeni bir yaşam kuracağı düşüncesi ile davalının babası olan diğer davalı ...'ya ait evin bir kısım tamiratlarını yaptırdığı, bu arada nişanın haksız bir şekilde bozulduğu ileri sürülerek, yapılan tadilatlar nedeniyle 4.000 TL maddi tazminatın her iki davalıdan, nişanın haksız bozulmuş olması nedeniyle de 15.000 TL manevi tazminatın davalı ...'dan tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece maddi tazminat isteminin her iki davalı yönünden de reddine, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüyle 7.000 TL tazminatın davalı ...'dan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4.maddesi uyarınca 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun İkinci Kitabı ile 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun kapsamındaki aile hukukundan ... dava ve işler aile mahkemesinde görülürler.
Nişan ve nişanın bozulmasının sonuçlarına ilişkin hükümler Türk Medeni Kanununun İkinci Kitabında Aile Hukuku başlığı altında düzenlenmiştir.
Mahkemece de kabul edildiği üzere davacı ile davalı ... arasındaki uyuşmazlık, nişan ve nişanın bozulmasından kaynaklanmaktadır. O halde yukarıdaki açıklamalar uyarınca bu davalı yönünden açılan davanın tefriki ile aile mahkemesinin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.