B O Z M A Ü Z E R İ N E
Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.04.2013 tarihli ve 2012/474 Esas, 2013/359 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl hapis ve 2.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.04.2013 tarihli ve 2012/474 Esas, 2013/359 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 05.04.2017 tarihli ve 2015/2247 Esas, 2017/8767 Karar sayılı kararıyla;
"11/05/2012 tarihli iddianamede, sanığın müştekiyi arayarak kendisini Cumhuriyet Savcısı olarak tanıttığı ve telefon hattının terör örgütü tarafından kullanıldığını söyleyerek aldattığı ve para göndermesini sağladığının iddia edilmesi karşısında; eyleminin hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu;"
Nedeniyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
3. Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2018 tarihli ve 2017/146 Esas, 2018/783 Karar sayılı kararıyla, eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi kapsamında kalma ihtimaline binaen delillerin takdir ve değerlendirmesinin yüksek dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 5235 sayılı Kanun’un 11 inci ve 12 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 3 üncü, 4 üncü ve 5 inci maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir.
4. Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2019 tarihli ve 2018/566 Esas, 2019/263 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl hapis ve 2.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; suç işleme kastıyla hareket etmediğine, amacının, hesabında bloke olduğunu söyleyen temyiz dışı sanık ...'e yardımcı olmak olduğuna, katılanın suçtan doğan zararını gidermek istediğine, hakkındaki mahkûmiyet hükmünün düzeltilmesini istediğine ilişkindir.
1. Sanık ile temyiz dışı sanıklar ..., ... ve Hakan’ın, kontör dolandırıcılığı olarak bilinen ve rastgele numaraların aranarak güvenlik görevlisi ya da Cumhuriyet savcısı olduklarını söyleyip savcıya, savcının eşine, albayın eşine ve benzeri kişilere bu telefondan hakaret edildiği ya da telefon hattının terör örgütü tarafından kullanıldığı yönündeki yalanlarla muhatabının korku ve endişeye kapılmasını sağladıktan sonra işin çözülmesi için kontör ya da para gönderilmesini isteyerek dolandırıcılık suçunu işleme hususunda fikir ve irade birliği içerisinde anlaşma yaparak gönderilecek paraların çekilmesi amacıyla önce sanıklar Hakan ve ...in sanık ... ile görüşüp ona Ziraat Bankası ...Şubesinde 59562958 numaralı hesabı açtırdıkları, ...'nin ayrıca Türkiye Ekonomi Bankasında da 7726133 numaralı hesabı açtırdığı, hesapların açılmasının ardından katılanı telefonla arayıp kendisini Cumhuriyet Savcısı ... ...olarak tanıtan kişinin cep telefonundan savcıya küfür edildiğini söyleyerek ...'nin açtırdığı hesap numarasına para göndermesinin istediği, katılanın Ziraat Bankası ...Şubesinden sanık ...'nin ... Şubesinde bulunan hesabına 22.03.2012 tarihinde saat 14: 00 de önce 7.175,00 TL, ardından aynı gün saat 15: 44 de 2.785,00 TL olmak üzere toplam 10.060,00 TL parayı havale ettiği, gönderilen paraların sanık ... tarafından saat 14: 58 de 7.000,00 TL, saat 15: 50 de 2.970,00 TL çekilip sanık ...’in yanında çalışan temyiz dışı sanık ...a elden teslim edildiği, ...ın da içinden bir kısmını aldıktan sonra kalan 8.500,00 TL parayı 22.03.2012 tarihinde saat 16: 57 de sanık ...'in talimatı ile diğer sanık ...'in posta çeki hesabına yatırdığı, bu hesaptan 400,00 TL nin ...PTT Merkez Müdürlüğünde kurulu bulunan PTT-matikten çekildiği, 8.100,00 TL lik tutarın ise ... PTT Merkez Müdürlüğünce ...’e ödendiği, bu şekilde sanığın, temyiz dışı sanıklarla fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek baştan itibaren dolandırıcılık kastı ile hileli davranışlar sergileyip katılanı kandırarak onun zararına haksız yarar sağladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık suçlamayı kabul etmeyerek temyiz dışı sanıklar ... ...ve ... Eş’in kendisinin işlettiği lokantaya geldiklerini, hesaplarında bankanın bloke olduğunu, kendisinin hesabına para yatırılıp yatırılamayacağını sorduklarını, kendisinin de hakkında yakalama kararının bulunduğunu, bankaya gitmesi durumunda yakalanacağını söyleyerek yanında çalışan temyiz dışı sanık ...'a kendisinin yardımcı olmak istemesi durumunda yardımcı olabileceğini söylediğini beyan etmiştir.
3. Temyiz dışı sanıkların savunmaları, tüm sanıklar yönünden ikrara dayalıdır.
4. Katılanın aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.
5. Katılan tarafından ... Topcu hesabına 22.03.2012 tarihinde 2.785,00 ve 7.175,00 TL yatırıldığını bildirir Ziraat Bankası havale dekontları, temyiz dışı sanık ...'ın yapılan üst aramasında alıcısı ... ...olan 2.960,00 TL ve 7.000,00 TL bedelli Ziraat Bankası dekontu, alıcısı ... Eş olan 8.500,00 TL bedelli PTT dekontunun ele geçirildiğine dair 22.03.2012 tarihli üst arama tutanağı, suç tarihinde sanığın kullanımında olan telefon numarasına ait 21.03.2012 - 24.03.2012 tarihleri arasında arama, aranma, mesaj atma mesaj alma bilgilerinin gönderildiği Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının cevabi yazısı dava dosyasında mevcuttur.
6. Mahkemece taraflar arasında 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereği uzlaştırma yoluna gidildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı, dava dosyasında bulunan 08.02.2019 tarihli Uzlaştırma Raporu'ndan anlaşılmıştır.
7. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
1. Sanıkların katılanı suç tarihinde saat 14: 00'te arayıp önce 7.175,00 TL, ardından aynı gün saat 15: 44'te arayıp 2.785,00 TL istedikleri ve katılanın belirtilen meblağları ayrı ayrı olmak üzere sanıklar tarafından verilen hesap numarasına havale ettiği olayda sanıkların aynı kişiye karşı aynı suçu farklı zamanlarda birden fazla kez işledikleri gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile eleştirilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2019 tarihli ve 2018/566 Esas, 2019/263 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.03.2024 tarihinde karar verildi.