SUÇLAR: Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

Mahkûmiyet

Sanığın temyiz isteği yönünden; sanığın yüzüne karşı 30.04.2015 tarihinde verilen hükümlere karşı 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 29.05.2015 havale tarihli dilekçe ile temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin, süresinde olmadığı tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanığın kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar vermekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR

1. Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.04.2015 tarihli ve 2014/377 Esas, 2015/189 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın, para karşılığı cinsel ilişki yaşamak için anlaştığı katılanın sanığın kollarındaki jilet izlerini görerek gitmek istemesine karşın engel olup cam şişe ile baş kısmına vurup "senin burada a...ı keserim, kimsin lan sen, beni beğenmiyorsun, a...na koyduğumun orospusu, bu gece burada kalacaksın, parası ne ise alacaksın" şeklinde sözler sarf ettiği, paspas sopası ile katılanın vücudunun muhtelif yerlerine vurup gece boyunca üç kez rıza hilafına vajinal ilişki yaşadığının kabulü ile nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık ve Sanık Müdafiinin Temyiz İstekleri
Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.

A. Sanığın Temyiz İsteğinin İncelenmesinde

1. Sanığın yüzüne karşı 30.04.2015 tarihinde verilen hükümlere karşı 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 29.05.2015 havale tarihli dilekçe ile yapılan temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

2. Ret gerekçesine göre onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde

1. Hükümden sonra katılanın kimlik belgesi ile birlikte ibraz ettiği 13.05.2015 havale tarihli dilekçesi ile sanıkla ücret hususunda anlaşamadığından tartıştıklarından bahisle şikayetinden vazgeçtiğini bildirmesi karşısında katılanın duruşmaya davet edilerek dilekçe içeriği ile ilgili beyanı alındıktan sonra, sanığın hukuki durumunun yeniden karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

2. Kabul ve uygulamaya göre;
a) Sanığın katılanın vücuduna organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı eylemlerini aynı gecede ardı ardına gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suçun değişik zamanlarda gerçekleşme koşulunun olayda bulunmadığı gözetilmeden zincirleme suç hükümlerinin uygulanarak sanığa fazla ceza tayini,
b) Sanık hakkında kurulan hükümlerde, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarih ve 2013/8-151/304 sayılı ilâmında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerekeceğinden, adli sicil kaydında yer alan ve 13.10.2010 tarihinde kesinleşip 17.12.2014 tarihinde infazın tamamlandığı Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2008 tarihli ve 2004/1009 Esas, 2008/1075 Karar sayılı ilamıyla müessir fiil suçundan verilen 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün daha ağır olması sebebiyle tekerrüre esas alınması gerekirken, Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2008 tarihli ve 2006/1416 Esas, 2008/300 Karar sayılı ilamına konu 1 yıl 6 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması,
c) İlk Derece Mahkemesince nitelikli cinsel saldırı suçundan hüküm kurulurken eylemin silahla işlendiğinden bahisle artırım yapılırken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi yerine yazılı şekilde gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Bozma gerekçesine göre onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

A. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanığın hükmü süresinden sonra temyiz ettiği anlaşıldığından, vaki temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle; Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.04.2015 tarihli ve 2014/377 Esas, 2015/189 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden aleyhe temyiz bulunmadığından koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olmayacağı gözetilmek suretiyle hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,18.03.2024 tarihinde karar verildi.